Kanal3.com.tr’de ilk yazımda Süper Kupa finalinden ve Fenerbahçe’nin yeni transferi Fransız orta saha Matteo Guendouzi faktöründen bahsedeceğim. 5 büyük ligde forma giymiş ve oynama alışkanlığı edinmiş bir orta sahayı henüz 26 yaşında kadrosuna kattı Fenerbahçe. Üstüne yetmezmiş gibi Lazio’da son maçta forma giydikten sonra İstanbul’a indirip ertesi günde maça çıkardı sarı lacivertliler. Transferlerin hep geç takıma katıldığından dolayı eleştiri oklarının hedefinde olan Fenerbahçe yönetimleri Sadettin Saran başkanlığında bu algıyı da kırmış oldu.
Matteo Guendouzi… Süper Kupa maçına ayağının tozuyla katıldı, golünü attı ve maçın oyuncusu seçildi. Daha ilk maçında kupaya uzandı. Fenerbahçe’nin orta sahada istediği dinamizmin ve temaslı oyunun mimarı oldu. Hem Fenerbahçe’nin hem Galatasaray’ın ileri 4’lüsünün üretken olamadığı maçta orta sahada Torreira-Lemina ikilisini mağlup etti İsmail-Guendouzi ikilisi…
Daha 3 gün önce 28 milyon euro bonservis bedeliyle transfer edilen ve kulüp tarihinin en yüksek bonservis bedeli ödenen futbolcusu rekorunu kıran Guendouzi, daha ilk maçtan bu söylemleri boşa çıkardı. Serie A’nın fizik kapasite üstünlüğünü de bir kez daha gözler önüne serdi. Fenerbahçe, 4 maç sonra ezeli rakibini mağlup ederek 14 yıl sonra Süper Kupa’ya uzandı. Guendouzi, savaşçı kimliği ve top kazanma yüzdesiyle şu an merkez orta sahada kadroya ilk yazılacak isim. Teknik Direktör Tedesco’yu ise tatlı bir telaş bekliyor. Fred, İsmail ve Alvarez üçlüsünden birisi de maç maç yanına yazılacak Guendouzi’nin. Fransız merkez orta sahadan beklentilerin değişmemesi gerekiyor tabii. Çünkü sonuçta gol ve asist katkısı üst düzey değil, zaten birinci görevi bu da değil. Lazio’da 110 maçta 6 gol ve 10 asistlik performans gösterdiği unutulmamalı… Guendouzi’yi Luiz Gustavo ve Christian Baroni ikilisinin bir karışımı olarak görebilir sarı lacivertliler…
Süper Kupa maçı için bir tebrikte Fenerbahçe yönetimine… Galatasaray yönetiminin 29 liraya aldığı yağmurluklardan dolayı eleştirildiği ortamda 179 liralık kaliteli bir yağmurluk alınmasından ötürü… Sarı lacivert baskın bir tribün görüntüsü elde edildiği için, maç sonu sosyal medya paylaşımları ve yapılan hazırlıklardan dolayı… Ali Koç’un 7 senelik görev sürecinde elde edilen tek kupa vardı, Sadettin Saran döneminde 3 ayda egale edildi bu durum.
Son olarak bu kadar kötü hava koşulu ve şiddetli rüzgara rağmen Atatürk Olimpiyat Stadyumu gibi futbola elverişsiz bir stadyumu dolduran 58 bin taraftara da teşekkür etmek gerekiyor. Dörtlü Süper Kupa formatının seyir zevki yüksek ve majör liglerde uygulanan bu sistemle sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum.
Okuyucularımızla artık her hafta yeni hikayelerle burada görüşmek dileğiyle…
