Elon Musk’ın sahibi olduğu yapay zekâ aracı Grok, ürettiği müstehcen ve cinsel içerikli görseller nedeniyle ilk kez iki ülkede erişime engellendi. Endonezya ve Malezya, Grok’un içerik üretimini kamu güvenliği ve ahlaki değerler açısından riskli buldu.
Endonezya’dan koruma gerekçesi
Endonezya Dijital Bakanı Meutya Hafid, cumartesi günü yaptığı açıklamada engelleme kararının kadınları, çocukları ve genel kamuoyunu yapay zekâ ile üretilmiş sahte pornografik içeriklerden korumayı amaçladığını söyledi. Bakan, Grok’un son dönemde ürettiği içeriklerin bu riskleri artırdığını ifade etti.
Malezya’dan kötüye kullanım vurgusu
Malezya ise pazar günü yaptığı açıklamada, Grok’un müstehcen, cinsel içerikli, ahlaksız ve aşırı derecede saldırgan içeriklerle tekrar tekrar kötüye kullanıldığını bildirdi. Açıklamada, rıza dışı manipüle edilmiş görüntüler ile kadınlar ve küçükleri içeren içeriklerin kararın temel gerekçeleri arasında yer aldığı belirtildi.
Uluslararası endişeler artıyor
Britanya, Avrupa Birliği ve Hindistan’daki yetkililer de Grok tarafından üretilen cinsel içerikli ve müstehcen görsellerden duydukları endişeyi daha önce dile getirmişti. Bu açıklamalar, yapay zekâ araçlarının içerik denetimi konusundaki küresel tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Araştırma binlerce içeriği inceledi
Avrupalı kâr amacı gütmeyen kuruluş AI Forensics, 25 Aralık ile 1 Ocak tarihleri arasında Grok tarafından üretilen 20 bin görseli ve kullanıcılardan gelen 50 bin isteği analiz etti. Araştırmada kadın zamirleri, kıyafet ve bikini gibi terimlerin yüksek sıklıkta kullanıldığı tespit edildi.
Musk’tan sansür tepkisi
Elon Musk, Grok’a yönelik eleştirileri sansür olarak nitelendirdi. CNN’e konuşan bir kaynak, Musk’ın şirket içinde Grok için getirilen sınırlamalara karşı çıktığını aktardı. Şirket içinde bu konuya ilişkin yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle güvenlik ekibinde bazı ayrılıkların yaşandığı da biliniyor.
İfade özgürlüğü tartışması sürüyor
Musk, Grok’u yasa dışı şekilde kullananların sonuçlarıyla yüzleşeceğini söylerken, cinsel ve müstehcen içeriklere yönelik eleştirileri ifade özgürlüğünün sınırlandırılma isteği olarak değerlendirmeye devam ediyor.
