ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü İran’a yönelik tehditlerini sertleştirerek, Tahran’ın sunulan şartları kabul etmemesi hâlinde yakın zamanda hızlı ve şiddetli bir saldırıya hedef olabileceğini ima etti. Trump’ın bu ikinci doğrudan tehdit dönemi, USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile diğer savaş gemileri, bombardıman ve savaş uçaklarının İran’a yakın bölgelerde konuşlandırıldığı döneme denk geldi.
Trump, bu askerî yığınağı Venezuela açıklarında Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin gece yarısı ABD özel kuvvetleri tarafından evlerinden silah zoruyla kaçırıldığı operasyon öncesi konuşlandırmayla kıyasladı.
Washington’un Talepleri
Trump, talep edilen anlaşma detaylarını açıklamamakla birlikte, ABD’li ve Avrupalı yetkililer İran’a üç temel şart sunulduğunu aktardı:
-
Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin kalıcı olarak durdurulması
-
Balistik füzelerin menzil ve sayısına kısıtlama getirilmesi
-
Hamas, Hizbullah ve Yemen’deki Husiler dahil olmak üzere Orta Doğu’daki vekil gruplara verilen desteğin sona erdirilmesi
Protestolara destek gündemde yok
Trump, Aralık ayında İran’da patlak veren protestolara ilişkin herhangi bir koruma talebini gündeme getirmedi. İran yönetimi can kaybının 3 bin 117 olduğunu açıkladı, insan hakları örgütleri ölü sayısının 3 bin 400 ile 6 bin 200 arasında olabileceğini savunuyor.
Rejime karşı açık tehdit
Trump, Venezuela operasyonundaki başarının ardından cesaretini artırdı ve İran’daki dini liderlik ile Devrim Muhafızlarını sindirmek amacıyla ‘rejimin başını kesme’ tehdidini açıkça kullandı. Son temaslar, İran sistemindeki kırılganlığı ortaya koydu.
İran’ın tepkisi ve diplomasi uyarısı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile görüşebilmek için izin almak zorunda kaldığını ve doğrudan ABD ile temasa izin verilmediğini açıkladı. Irakçi, olası bir kapsamlı çatışmanın kaotik ve uzun sürecek bir süreci tetikleyeceğini belirtti ve diplomasiye vurgu yaptı.
ABD savunma yığınağı
Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio, askerî yığınağın esas olarak ABD güçlerini korumaya yönelik savunma amaçlı olduğunu belirtti. Ancak gerektiğinde önleyici şekilde hareket edilebileceğini söyledi.
Müzakereler ve stratejik amaçlar
Haberlerde, müzakerelerin kayda değer ilerleme sağlamadığı, Trump’ın taleplerinin İran’ın zayıflamış askerî ve stratejik kapasitesini daha da aşındırmayı hedeflediği belirtildi. Bu kapasite, geçen yıl İsrail ile yaşanan 12 günlük savaş ve hava saldırıları sonrası ciddi darbe almıştı.
Nükleer program ve gelecek riskler
Söz konusu çatışma, ABD’nin Natanz, Fordo ve İsfahan’daki üç ana nükleer tesise düzenlediği hava saldırılarıyla sona ermişti. Trump, İran’ın nükleer programının tamamen yok edildiğini savunsa da ulusal güvenlik strateji belgesinde programın yalnızca ciddi biçimde geriletildiği ifade ediliyor.
