Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron cuma günü Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, saldırgan bir Rusya ile karşı karşıya olan Avrupa’nın güvenlik mimarisini kendi koşullarına göre yeniden tasarlaması gerektiğine dikkat çekti.
Macron, mevcut güvenlik çerçevesinin gelecekte geçerli olmayacağını ve Avrupalıların kendi şartlarına göre yeni parametreler belirlemeleri gerektiğini söyledi. Bunun, Avrupalı müttefikler arasında nükleer caydırıcılığa yönelik daha bütüncül bir yaklaşımı içerebileceğini belirtti.
Yeni güvenlik mimarisi ve “ertesi gün” planı
Macron, Rusya ile gelecekte bir arada yaşamayı ima eden “ertesi gün” planlarının coğrafi gerçeklikler ve Fransız liderin “şişirilmiş” olarak tanımladığı Rus ordusu nedeniyle Avrupalılar tarafından bağımsız şekilde hazırlanması gerektiğini söyledi.
“Avrupa için bu yeni güvenlik mimarisini bir sonraki gün için müzakere edecek olanlar biz olmalıyız çünkü coğrafyamız değişmeyecek,” dedi.
“Rusya ile aynı yerde, Avrupalılarla aynı yerde yaşayacağız ve bu müzakerenin başka biri tarafından organize edilmesini istemiyorum,” ifadelerini kullanan Macron, ABD’ye ve Moskova ile doğrudan görüşmelerine açık bir göndermede bulundu.
Nükleer caydırıcılıkta yeni stratejik diyalog
Macron, güvenliğin gelecekteki parametrelerinin Avrupalı müttefikler arasında yeni ve daha bütüncül bir nükleer caydırıcılığı içerebileceğini söyledi. Şimdiye kadar caydırıcılık tamamen ulusal bir alan olarak görülüyor ve egemenlik üzerindeki etkileri nedeniyle son derece hassas bir konu olarak değerlendiriliyordu.
Fransız lider, nükleer silahlar konusunda yeni bir stratejik diyalog başlatılacağının işaretini verdi.
“Ulusal doktrinimizi bazı kilit ülkelerde özel iş birliği ve ortak güvenlik çıkarlarıyla nasıl ifade edebileceğimizi görmek için Şansölye Merz ve diğer Avrupalı liderlerle stratejik bir diyalog başlattık,” dedi.
“Bu diyalog önemli çünkü nükleer caydırıcılığı bütüncül bir savunma ve güvenlik yaklaşımı içinde ifade etmenin bir yolu. Bu, Almanya ve Fransa arasındaki stratejik yaklaşımımızda bir yakınlaşma yaratmanın bir yoludur,” ifadelerini kullandı.
Almanya’dan NATO vurgusu
Merz daha önce konferansta Avrupa’nın nükleer caydırıcılığı konusunda “gizli görüşmeler” yaptığını söylemişti.
“Biz Almanlar yasal yükümlülüklerimize bağlıyız. Bunu kesinlikle NATO içindeki nükleer paylaşımımız bağlamında değerlendiriyoruz ve Avrupa’da farklı güvenlik bölgelerinin ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz,” dedi.
Bu yorumlar, Avrupalıların Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana ilk kez ABD güvenlik şemsiyesine daha az bağımlı, kendi kabiliyetlerine dayanan bir gelecek güvenliği düşünmeye başladıklarını göstermesi açısından önem taşıyor.
Macron, önümüzdeki haftalarda daha fazla ayrıntı vereceğini söyledi.
Avrupa kötüleniyor
Macron, daha güçlü ve gururlu bir Avrupa için destek toplamaya çalışırken, birçok güçlü yönüne rağmen özgüven eksikliği yaşayan Avrupalıların sosyal medyada yayılan yanlış iddialarla kötülendiğini öne sürdü.
“Çok daha olumlu bir zihniyete ihtiyacımız var. Burada ve diğer yerlerde Avrupa’yı görmezden gelme ve bazen de düpedüz eleştirme eğilimi var,” dedi.
“Karikatürler yapıldı, Avrupa yaşlanan, yavaş, parçalanmış ve tarih tarafından bir kenara itilmiş bir yapı olarak kötülendi. İnovasyonu engelleyen aşırı düzenlenmiş bir ekonomi olarak, değerli geleneklerini yozlaştıracak göçün avladığı bir toplum olarak. Ve en ilginci de bazı çevrelerce baskıcı bir kıta olarak görülüyor.”
Macron konuşmasında, aşırı düzenlemeler, yasa dışı göç ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan sosyal medya politikalarına atıfta bulunarak Avrupa’yı rotasından dönmeye ya da “uygarlığın silinmesi” ile karşı karşıya kalmaya çağıran ABD yönetimine karşı çıktı.
“Bizi bölmeye çalışmak yerine herkes bizden örnek almalı,” dedi.
