MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında Abdullah Öcalan için telaffuz ettiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” ifadesi, siyaset gündeminin birinci maddesi haline geldi. Peki, bu statü tam olarak neyi kapsıyor? Bahçeli bu öneriyle neyi hedefliyor? İşte tüm detaylar…
Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü Nedir?
Devlet Bahçeli’nin önerdiği bu statü, terör örgütü PKK’nın tamamen feshedilmesi, silahların bırakılması ve örgüt üyelerinin sivil hayata/siyasete entegrasyonu sürecinde Abdullah Öcalan’a verilmesi planlanan teknik ve sembolik bir görev tanımıdır.
Bahçeli’ye göre bu statü şu amaçlara hizmet edecek:
-
Hukuki ve Siyasi Meşruiyet: Öcalan’ın çağrılarının örgüt üzerinde bağlayıcı olabilmesi için sürecin bir statü açığı bırakılmadan yürütülmesi.
-
Silah Bırakma Sürecinin Yönetimi: Örgütün 11 Temmuz’da yapılması beklenen sembolik silah yakma törenine kadar olan süreci koordine etmesi.
-
Toplumsal Onarım: Terörün tasfiyesi sonrası demokratik katılım ve kardeşlik hukukunun inşasında bir “tanım” altında rol alması.
Bahçeli Bu Statüyü Neden Önerdi?
MHP lideri, bu önerinin kişisel bir lütuf değil, “Türkiye Cumhuriyeti’nin lehine bir stratejik hamle” olduğunu vurguladı. Bahçeli, “Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak, bu meselenin hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir” diyerek, sürecin şeffaf bir makam üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.
Statünün Kapsamı ve Şartları
Bahçeli’nin koordinatörlük olarak adlandırdığı bu modelin hayata geçmesi için bazı kırmızı çizgiler bulunuyor:
-
Örgütün Feshi: PKK’nın tüm unsurlarıyla kendisini feshetmesi.
-
Tam Teslimiyet: Silahların istisnasız bir şekilde devlet birimlerine teslim edilmesi.
-
Milli Güvenlik Önceliği: Sürecin kamu düzenini ve milli güvenliği zedelemeden, “Terörsüz Türkiye” vizyonuna hizmet edecek şekilde yürütülmesi.
![]()

