17 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla hukuki içtihatlara giren bu emsal kararın tüm detayları ve gerekçeleri şu şekildedir:
Dava Süreci: Yerel Mahkeme “Ağır Kusurlu Eş” Nafaka Ödesin Dedi
İstanbul’da yaşayan D.Z. ve L.Z. çiftinin karşılıklı açtığı boşanma davasında ilk derece mahkemesi olan İstanbul 11. Aile Mahkemesi, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kocayı (D.Z.) “daha ağır kusurlu” buldu.

Mahkeme, boşanma kararıyla birlikte kadının (L.Z.) maddi kayba uğrayacağı ve yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle lehine yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmetti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) de bu kararı hukuka uygun bularak onadı.
Yargıtay Kararı: “Düzenli Geliri Olan Yoksulluğa Düşmez”
Kocanın kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Yüksek mahkeme, boşanma ve kusur oranlarını onarken, kadına bağlanan yoksulluk nafakası kararını tamamen bozdu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bozma gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakasının sadece ve sadece “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş” lehine hükmedilebileceği hatırlatıldı. Yapılan detaylı incelemelerde, nafaka talep eden kadının yurt dışından emekli olduğu ve düzenli bir aylık gelirinin bulunduğu saptandı. Yüksek mahkeme, kadının düzenli geliri sebebiyle boşanma neticesinde yoksulluğa düşmeyeceğinin açık olduğunu belirterek, yerel mahkemenin mali durum araştırmasını eksik yapıp yoksulluk nafakasını kabul etmesini usul ve kanuna aykırı buldu.

Bu Karar Ne Anlama Geliyor? (Hukuki Sonuçları)
Yargıtay’ın verdiği bu emsal kararla birlikte aile hukuku davalarında şu önemli ilke netleşmiş oldu:
Boşanma davalarında karşı taraf (örneğin koca) “daha ağır kusurlu” ya da “tam kusurlu” olsa bile, nafaka talep eden eşin (örneğin kadının) kendine yetecek düzeyde düzenli bir geliri (emekli maaşı, kira geliri, sigortalı iş vb.) varsa yoksulluk nafakası bağlanamaz. Kusur durumu, düzenli geliri olan bir kişiye yoksulluk nafakası bağlanması için tek başına yeterli bir kriter oluşturmaz.
