Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ela Rümeysa Cebeci’den ilk paylaşım geldi!

Uyuşturucu soruşturmasında tutuklanıp, dört ay sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilen Ela Rümeysa Cebeci, cezaevinde geçirdiği süreci böyle anlattı…

Uyuşturucu soruşturmasında tutuklanıp, dört ay sonra ev hapsi şartıyla tahliye

Geçen yıl aralık ayında tutuklanan Cebeci, 24 Nisan günü ev hapsi şartıyla cezaevinden tahliye edilmişti.

Tahliye edildikten sonra ilk paylaşımı geldi!

“İçeride tutamadıklarım” başlıklı bir paylaşım yapan Ela Rümeysa Cebeci, asıl sınavın özgürlüğünü kaybetmek değil, karakterini korumak olduğunu anlattı.

“İçeri girmeden önce en büyük sınavın özgürlüğümü kaybetmek olduğunu sanıyordum. Yanılmışım.” diyen Ela Rümeysa Cebeci,

“Asıl sınav, ahlakını şartlara teslim etmemekmiş.” ifadelerini kullandı.

“İnsanın en büyük mücadelesi demir parmaklıklarla değil, kendi nefsiyle.” diyen Ela Rümeysa Cebeci, şöyle devam etti:

“Demir kapılar sadece bedeninizi sınırlar. Nefsiniz ise karakterinizi. Aynı ateş, birini küle çevirir; birini çeliğe. Farkı belirleyen şey, yaşadıkları değil; yaşadıkları karşısında verdikleri kararlardır. İnsan en çok, kimsenin onu alkışlamadığı zamanlarda kim olduğunu gösterir.”

Sözlerine ‘nefsimle yüzleştim’ diyerek devam eden Ela Rümeysa Cebeci ekledi:

“Nefis, insanı bir anda yenmez. Önce doğrularını tartıştırır. Sonra ilkelerini esnetmeye çalışır. Her tavize makul bir gerekçe bulur. İnsanı, doğrularından milim milim uzaklaştırır. Önce küçük bir taviz ister. Sonra bir tane daha. Çünkü karakter, büyük kararlarla değil; küçük tavizlerle aşınır. Viktor Frankl, insanın elinden pek çok şey alınabileceğini; fakat yaşadığı koşullar karşısında nasıl bir tavır alacağını seçme özgürlüğünün elinden alınamayacağını söyler. İçeride bunun ne demek olduğunu anladım.”

Cezaevinde tutuklu bulunduğu süre boyunca kendi hatalarıyla yüzleştiğini anlatan Cebeci, “Eksiklerimle yüzleştim. Nefsimle yüzleştim.

Ve anladım ki insanı büyüten şey, acının kendisi değil; o acının içinden nasıl bir insan olarak çıktığıdır.” dedi.

Emrah Aydos