
Trafikte ağırlaşan yaptırımlar, artan uyuşmazlıklar ve sıkça yaşanan tartışmalar, araç içi kameralara karşı yoğun ilgi oluşturdu. Yalnızca ticari araçlarda görmeye alışkın olduğumuz bu kameralar, artık bireysel otomobillerin de vazgeçilmezi oldu. Oto aksesuar satıcıları ve elektronik sistem montajı yapan işletmeler, son dönemde bireysel kullanıcıların araç kamerasına talebinin katlanarak arttığını belirtti. Özellikle trafikte kavga edip araçtan inenlere yönelik 180 bin lirayı bulan ağır cezaların uygulanması ve bu sebeple açılan dava sayılarındaki patlama, sürücüleri âdeta “mobil kayıt sistemi” kurmaya zorluyor. Sürücüler artık haklılıklarını görüntülü delillerle ispatlamayı tercih ediyor.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DETAYLAR
Piyasadaki rağbet dolayısıyla yoğun ilgi arasında kaçırılmaması gereken birkaç detay bulunuyor. Detaylar şu şekilde:
Cihazda bulunması gereken bazı özellikler:
G-Sensörü (Darbe Algılayıcı): Kaza anındaki çarpışmayı anında hisseder ve o saniyelere ait videoyu “silinemez” klasörüne taşır.
Döngüsel Kayıt (Loop): Hafıza kartı dolsa bile cihazın durmasını engeller, çekime kesintisiz devam eder.
Park Modu: Kontak kapalıyken dahi aracın etrafındaki hareketi algılayıp otomatik kayda girer.
EN HAYATİ DELİL
Avukat Volkan Karabağ, son dönemde trafikte yaşanan tartışmalar ve araçtan inerek kavgaya karışma vakaları sebebiyle çok sayıda dava açıldığını vurguladı. Sürücülerin 180 bin lirayı bulan ağır idari para cezaları ve adli soruşturmalarla karşı karşıya kaldığını belirten Karabağ, “Mahkemelerde araç içi kamera kayıtları en hayati delil hâline geldi. Haklıyı haksızı saniyeler içinde ayıran bu görüntüler, adaletin hızla tecelli etmesini sağlıyor” dedi.

SİGORTA’YA KATKISI VAR MI?
Araç kameraları yalnızca hukuki anlaşmazlıklarda değil, sigorta işlemlerinde de önemli avantaj sağlıyor. Kaza anının kayıt altına alınması sayesinde kusur tespiti daha kısa sürede yapılabiliyor ve hasar dosyalarının sonuçlanma süresi önemli ölçüde kısalabiliyor.
Avrupa’nın birçok ülkesinde araç kamerası kullanan sürücülere kasko poliçelerinde yüzde 10 ila yüzde 20 arasında indirim uygulanıyor. Sektör temsilcileri, benzer teşviklerin Türkiye’de de ilerleyen dönemde gündeme gelebileceğini değerlendiriyor.
