Sağlık Bakanlığı, İklim Değişikliği ve Sağlık Bilimsel Danışma Kurulu ile Kronik Hastalık Programları Danışma Kurulu’nun ortak raporu doğrultusunda acil durum uyarılarında bulundu. 81 il valiliğine gönderilen resmi yazıyla; riskli sıcaklık, bağıl nem oranları ve tehlikeli UV (Ultraviyole) indeksi tablosu paylaşılarak kurumsal ve bireysel önlemlerin derhal devreye sokulması istendi.
İşte kavurucu sıcak hava dalgasında hayat kurtaracak o tedbirler ve bakanlığın kurumlar için çizdiği yol haritası…

Sağlık Bakanlığı Genelgesi: Kurumlar Hangi Önlemleri Alacak?
Bakanlık tarafından illere gönderilen resmi yazıda, sadece bireysel korunmanın yetmeyeceği, özellikle kamu ve özel iş yerlerinde kurumsal önlemlerin alınmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı:
İş yerleri, ofisler ve fabrikalardaki kapalı ortamların sıcaklık ve nem değerleri sürekli izlenecek, doğru ve yeterli havalandırma sağlanacak. Çalışanların dehidrasyon yaşamaması için temiz ve soğuk içme suyuna erişim noktaları artırılacak.

Özellikle açık havada veya güneş altında çalışan işçiler için yeterli gölge alanlar oluşturulacak, dinlenme mola süreleri sıcaklığın zirve yaptığı saatlere göre yeniden düzenlenecek. Kurumlarda çalışan personele; güneş çarpması, sıcak bitkinliği ve sıvı kaybına bağlı gelişen hastalıklara karşı acil müdahale ve ilk yardım eğitimi verilecek. Huzurevleri, bakımevleri, kreşler ve hastaneler gibi hassas popülasyonların bulunduğu mekanlarda, yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olan bireyler sağlık personeli tarafından özel ve yakın takibe alınacak.
“Toplu Serinleme Alanları” Kurulacak
Genelgede Belediyelere de çok büyük sorumluluklar düştüğü belirtildi. Şehirlerde betonlaşmanın yarattığı ısı adası etkisini hafifletmek adına belediyelerin yapması gerekenler şu şekilde sıralandı:

Vatandaşların gün içinde sığınabileceği klimalı sosyal tesisler, kütüphaneler ve gölgelikli açık park alanları “toplu serinleme alanları” olarak ilan edilecek. UV indeksinin yüksek olduğu kritik saatlerde (özellikle 11:00 – 16:00 arası) yaşlılar, hamileler ve bebeklerin dışarı çıkmaması yönünde yerel anonslar, dijital reklam panoları ve sosyal medya aracılığıyla sürekli bilgilendirmeler yapılacak.
