Yargıya intikal eden başvuru kapsamında, uygulamanın anayasal hakları ve yaşam tarzı güvencelerini ihlal ettiği ileri sürüldü.
Başsavcılığa Suç Duyurusu: “Görevi Kötüye Kullanma ve Veri İhlali”
TSP Ankara İl Örgütü heyeti tarafından adliyeye sunulan dilekçede, belediyenin devreye aldığı ihbar mekanizmasının Türk Ceza Kanunu bakımından suç teşkil ettiği savunuldu:
-
İleri Sürülen Suçlamalar: Başta “görevi kötüye kullanma” olmak üzere, ihbar süreçleri üzerinden vatandaşların fişlenmesine zemin hazırlandığı öne sürülerek “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması” suçlarından soruşturma açılması istendi.
-
Yaşam Biçimi Vurgusu: Uyuşturucu ile mücadele kisvesi altında kapsamı muğlak bir “ahlak” kavramının kamu gücüne dönüştürülemeyeceği, uygulamanın yurttaşların temel hak ve hürriyetlerini hedef aldığı belirtildi.
“Belediyenin Görevi İhbarı Teşvik Etmek Değildir”
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayan parti örgütü, yerel yönetimlerin asli yetki ve sorumluluk sınırlarına dikkat çekti:
“Belediyelerin görevi yurttaşların yaşam biçimlerini sınıflandırmak ve birbirlerini ihbar etmelerini teşvik etmek değildir. Yerel yönetimler herkes için eşit, özgür ve güvenli bir kamusal yaşamı sağlamakla yükümlüdür. Kamusal yetkinin ahlak bekçiliğine dönüştürülmesine karşı hukuki ve siyasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
CHP’den istifa ederek AK Parti saflarına geçen Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan cephesinden ise yargıya taşınan ihbar hattı tartışmasına ilişkin henüz yeni bir savunma açıklaması gelmedi.

