Validov’un Orta Asya’da araştırma yaptığı günlerde Birinci Dünya Savaşı patladı.
Ruslar, savaşın ilk altı haftasında Doğu cephesinde 310 bin asker kaybetmişlerdi.
Esir alınan 90 bin Rus askeri taşımak için Almanlara altı tren yetmedi.
Rus Çarı 2. Nikolay, cephede eriyen ordusunu yenilemek için asker toplamaya başladı.
Validov bu günlerde askere çağrılmayı bekliyordu.
Profesör Wilhelm Barthold, Profesör Aleksandr Samoyloviç ve Profesör Nikolay Aşmarin’in yardımı ile Validov askeri hizmetten muaf tutuldu.
*
İşte tam bu karmaşa içinde, Rusya Meclisi Duma’daki Türk mebusların oluşturduğu Fraksiyonda çalışmak üzere Validov göreve çağrıldı.
Bu vazife için başka adaylar da öne sürülmüştü, ancak Ufa ve Petersburg’daki Türk aydınlar, Validov’un gönderilmesini özellikle tavsiye etmişlerdi.
1915 senesi sonlarında yapılan Ufa toplantısında Türklerin temsilcisi olarak seçilen Validov, Başkent Petersburg’a gönderildi.
*
Böylece, Validov’un hayatında yeni bir sayfa açıldı. Tarih araştırmalarına geçici bir süre ara vererek, siyasi çalışmalara başladı.
1915 yılın son günlerinde başkent Petersburg’a giderek kendisine bir oda tuttu.
Petersburg’da görev yaptığı günlerde, Rusya sınırları içinde yaşayan Türk topluklarının seçilmiş liderlerinin hemen hepsi ile tanıştı ve yakın dostluklar kurdu.
Sadece Türkler değil, önde gelen Rus siyasetçiler, Gürcü, Ermeni, Ukraynalı ve diğer azınlık siyasetçileri ile de tanıştı, yakın dostluklar kurdu.
Sonradan Rusya Başbakanı olan Aleksandır Kerensky, ünlü yazar Maksim Gorki gibi önemli isimlerle arkadaş oldu.
Rusya siyasetini, çalışma yöntemlerini, siyasetçilerin birbirleri ile müzakerelerini, çekişmelerini, özel hayatlarını, ülkedeki azınlıkların taleplerini, devletin işleyişini öğrendi.
*
Şimdi burada durup bir hatırlatma daha yapmak gerekiyor; bir önceki bölümde Validov’un Orta Asya gezilerini anlatmış, bölgedeki kanaat önderleri ile dostluklar kurduğunu belirtmiştim.
Şimdi ise Rusya sınırları içerisinde yaşayan Türk toplukların seçilmiş liderleri; önde gelen Rus siyasetçiler, Gürcü, Ermeni, Ukraynalı ve diğer azınlık siyasetçiler, Aleksandır Kerensky, ünlü yazar Maksim Gorki gibi önemli isimlerle yakın dostluklar kurdu.
Yazı dizimizin sonraki bölümlerini daha iyi anlamak için bu bilgileri de hafızamıza kaydedelim.
*
Bu arada, savaşın getirdiği yıkım müthiş şekilde artmıştı. Savaş ve ülke içindeki muhalif grupların sabotajları nedeni ile Rusya genelinde ulaşım durdu, ülke çapında genel grevler başladı, cephedeki askerlere ve şehirlere temel gıda maddeleri ulaştırılamıyordu. Temel gıda maddeleri dâhil hemen her şey karaborsaya düştü.
Cephelerde yüzbinlerce asker ölmüş, hastaneler yaralı askerlerle dolmuştu.
Açlık ve yoksulluk içerisinde kıvranan halk her gün gösteriler düzenliyordu.
Emirlere itaat etmeyerek cepheden kaçan on binlerce asker, büyük şehirlerde düzenlenen protesto gösterilerine katılıyordu.
Kitlesel protestolar başkent Petersburg’da yoğunlaştı.
Caddeleri dolduran kitleler ile Çar’a sadık polis ve askerler arasında silahlı çatışmalar yaşandı. Başkentin güvenliğini sağlayan askeri garnizonun protestoculara katılması, 1917 Şubat devrimi ile sonuçlandı.
Rus Çar’ı İkinci Nikolay tahttan çekildi. Böylece Romanov hanedanı sona erdi.
Georgy Lvov yönetiminde kurulan geçici hükümet Rusya idaresini ele aldı.
*
Şubat devriminin ilk haftasından itibaren Kazan. Kırım. Kafkasya, Kazakistan ve diğer bölgelerdeki Türklerinin siyasi temsilcileri başkent Petersburg’a gelmeğe başladı.
Duma’daki Türk mebusların oluşturduğu ve Validov’un görev yaptığı Fraksiyon’a başvuran Türkler, vakit kaybedilmeden, Rusya’daki Türklerin genel kongresinin toplanmasını istiyorlardı.
Talepler üzerine büyük bir kongre toplanması için hazırlıklar yapılmaya başlandı. Bu işleri Validov üstlenmişti.
Ancak Kongre’ye hazırlık sürecinde birçok sorun ortaya çıktı.
Kongre’ye toplam kaç kişi davet edilecekti?
Azerbaycan’dan Kırım’dan Türkistan’dan Kazan’dan kaç kişi gelecekti?
Bu temsilcilerin sayısı neye göre belirlenecekti? Gelecek olan delegeleri kim seçecekti?
Hepsinden ötesi, davet edilecek kişilerin siyasi görüşü ne olacaktı?
Rusya’da Sosyalistler, Bolşevikler, Menşevikler, Kadetler gibi çeşitli siyasi gruplar bulunuyordu. Rusya Türkleri arasında bu gruplara sempati duyan çok sayıda insan vardı.
Örneğin, Başkurdistan’dan veya Özbekistan’dan kimleri davet edeceklerdi? Türk milliyetçilerini mi, Bolşevikleri mi, Menşevikleri mi?
Her gruptan delege davet etseler, bu sayıları neye göre belirleyeceklerdi?
Kongre’de hangi dilde konuşacakları bile tartışma konusuydu.
Maalesef, geçen yüzyıllar içerisinde Rusya Türklerinin lisanları birbirlerini anlayamayacak derecede değişmişti. Kazan’da yaşayan bir Türk ile Kazakistan’da yaşayan bir Türk’ün konuştuğu dil çok farklıydı.
Yüksek eğitim görmüş aydınlar dışında, Rusça bilen Türklerin sayısı çok azdı.
Toplantıda hangi dilde konuşulacağı, kimlerin tercüme yapacağı da tartışıldı.
İşte bu soruların cevaplanması uzun tartışmalara neden oldu?
Validov bu tartışmaların ve Kongre düzenleme sürecinin tam ortasındaydı. Birçok sorunu çözdü. Davetiyeleri hazırladı, Kongre çalışmalarını düzenledi.
*
Türk ismi kullanmak sakıncalı olduğundan, “Rusya İslamlarının Umumi Kongresi” adı verilen toplantı, 7 Mayıs’ta Moskova’da düzenlendi.
Sadece Başkurdistan’dan 50 temsilci gelmişti. Azerbaycan, Kazan, Kırım, Türkistan Türkleri ve diğer heyetler yerlerini aldı.
Kongre’de Müslüman Şurası Başkanlığına Ali Merdan Bey Topçubaşı seçildi.
Azerbaycanlı Mehmet Emin Resulzade, Kırımlı Cafer Seyid Ahmed, Kazaklardan Cihanşah Dostmuhammed gibi isimler, Rusya Türklerinin beraber hareket ederek bir federasyon oluşturması yönünde etkili konuşmalar yaparak, Kongre üyelerini ikna ettiler.
*
Kongre sonrası, Moskova’dan Orenburg’a geçen Validov, Başkurt Ülke Şurası’nın kurulmasına katıldı. Türklere hitap eden “Vakit” gazetesinin 19 Mayıs tarihli nüshasında Başkurt Merkez Şurası kurulduğunu ve 20 Temmuz’da ilk Başkurt Kurultayı’nın Orenburg’da toplanacağı ilan ederek, halka bir hitap name yayınlandı.
“Başkurt” ismiyle bir gazete yayınına başladı. Bu gazetenin ilk sayısındaki imzasız makaleyi Validov kaleme aldı.
*
Aynı tarihlerde Türkistan Sosyalistleri, Sosyal Demokratları, Menşevikleri, Bolşevikleri, Kadetleri ve diğer gruplar ayrı ayrı toplantılar, kurultaylar düzenliyordu.
Rusya Türkleri bir tek çatı altında değil, değişik gruplar içinde faaliyet yürütüyordu. Aralarında, Çar yanlısı olarak faaliyet gösteren Beyaz Ruslara dâhil olanlar bile vardı.
Sadece Türkler değil, Rus Çarlığı işgalinde yaşayan Ukraynalılar, Yahudiler, Gürcüler, Ermeniler ve diğer kavimler de aynı şekilde çeşitli siyasi görüşlere bölünmüştü.
Türkçe, Rusça, İbranice, Gürcüce, Ermenice yayınlanan çeşitli gazete ve dergiler bu grupların siyasi görüşlerini aktarıyordu.
*
Bir yandan siyasi gelişmeler yaşanırken diğer yandan savaşın getirdiği ağır şartlarla boğuşuluyordu. Türklerin yaşadığı bölgelerde toplanan hububat hükümet tarafından Rus şehirlerine gönderiliyor, Türklerin yaşadığı yerlerde bu nedenle açlık baş gösteriyordu. Bu duruma acilen bir çare bulmak gerekliydi. Validov bu sorunla da uğraşıyordu.
*
Başkurdistan’ın ilk Kongresi 21 Temmuz günü Orenburg’da toplandı.
Validov, Başkurt Merkez Şurası Teşkilat Şubesi Müdürü olarak görev yapıyordu.
*
Kazak Türklerinin ilk kongresinin de Başkurtlar ile aynı günlerde Orenburg’da toplanmasına dair karar alınmıştı. Onların kongresi de 20 – 25 Temmuz’da toplandı.
İki kongrede karşılıklı tebrikler oldu. Alınan kararlar da birbirine uygundu.
*
Başkurt Kongresi’nde Başkurtların doğu ve güneydoğu tarafındaki muhtariyet yoluna giren geniş Türk kavimleri ile birleşerek bağımsızlık ilan etme kararı, oy birliği ile ve alkışlarla kabul edildi.
Eski Başkurt ordusunun tekrar kurulması da karar altına alındı.
*
Bu tarihlerde başkent Petersburg’da, Moskova’da ve diğer şehirlerde, kasabalarda üst üste toplantılar düzenleniyordu.
Kimi toplantılar Ruslar arasında, kimi Türkler arasında, bazısı yerel topluluklar arasında, Sosyalistler, Sosyal Demokratlar, Bolşevikler, Menşevikler, her bir topluluk kendi amacına göre, bazısı bağımsız olmak, bazısı ülke idaresine tümden el koymak için kararlar alıyor, taraftar toplamaya çalışıyordu.
Türklerin tamamı bağımsızlık peşinde değildi. Sosyalistler, Sosyal Demokratlar, Bolşevikler, Menşevikler hatta Çarlık taraftarları arasında bile Türkler vardı. Ancak Türklerin çoğunluğu bağımsızlık istiyordu.
*
28 – 29 Ağustos tarihler arasında Ufa’da İkinci Başkurt Kongresi toplandı.
Başkurt Kongresinin ardından “Ufa Vilayeti Müslümanları Kongresi” yapıldı.
*
Şubat devriminin ardından Ekim devrimi gerçekleşti. Lenin liderliğindeki Bolşevikler ülke yönetimine el koydular.
Bolşevik devrimi ile kansız şekilde alınan iktidar, Bolşevik karşıtlarının örgütlenerek Beyaz Ordu’yu oluşturmaları ile kanlı bir iç savaşa sürüklendi.
Sovyet hükûmetinin meşruiyetini kabul etmeyen İtilaf devletleri (Fransa, Birleşik Krallık, ABD ve Japonya) bu çatışmalarda Sovyet karşıtlarının safında yer aldı.
Bolşeviklerin destek verdiği Alman devrimciler vasıtası ile Sosyalist sistemin, Almanya üzerinden Batı Avrupa’ya sıçraması olasılığı da İtilaf devletleri için önemli bir tehlikeydi.
İngiltere, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri, bir yandan Beyaz Ordu’ya maddi destek verirken, diğer yandan Karadeniz ve Uzakdoğu’da Vladivostok üzerinden asker çıkartarak, ülkenin pek çok yerini işgal etmeye ve Bolşeviklere karşı saldırılara katılmaya başladılar.
Başkurdistan bağımsızlığı
Bolşevik devrimin hemen ardından, 1917 yılı 29 Kasım günü, Başkurdistan’ın bağımsızlığı resmen ilan edildi ve milli hükümet kuruldu.
Başkurdistan bağımsız olunca Validov ismini Türkçe olarak kullanmaya başladı. Artık ona Zeki Velidi deniliyordu.
Hukukçu Yunus Bikbov hükumet reisi seçildi.
İçişleri ve Harbiye, Zeki Velidi’ye verildi.
Başkurt milli ordusunu ve istihbarat teşkilatını o kuracaktı.
