Oxfam Küresel Eşitsizlik Raporunu yayımladı
Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, küresel ölçekte derinleşen eşitsizliği ele aldığı yıllık raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, milyarderlerin tarihte görülmemiş ölçüde servet biriktirdiği ve bu ekonomik gücü siyaset, medya ve dijital platformlar üzerindeki etkilerini artırmak için kullandığı vurgulandı.
Zenginlerle yoksullar arasındaki uçurum büyüyor
Pazar günü yayımlanan raporda, çatışmaların ve kitlesel protestoların arttığı küresel ortamda, zenginlerle yoksullar arasındaki uçurumun daha da açıldığına dikkat çekildi. Küresel ölçekte toplumsal gerilimlerin bu tabloyla birlikte büyüdüğü ifade edildi.
Servet artışı tarihi zirveye ulaştı
Oxfam’ın değerlendirmesine göre milyarderlerin toplam serveti 2025 yılında 2,5 trilyon dolar arttı. Bu artışın, dünya nüfusunun en yoksul yarısını oluşturan 4,1 milyar kişinin toplam servetine neredeyse eşdeğer olduğu belirtildi.
Raporda, milyarderlerin toplam servetinin 18,3 trilyon dolarla rekor seviyeye çıktığı kaydedildi. Süper zenginlerin ekonomik güçlerini siyasi ve toplumsal nüfuza dönüştürme eğilimlerinin hız kazandığı aktarıldı.
Geçen yıl itibarıyla dünyada ilk kez 3 binden fazla milyarder kayda geçerken, yine tarihte ilk defa dünyanın en zengin bireyinin servetinin yarım trilyon dolar eşiğini aştığı bildirildi. Oxfam, milyarderlerin toplam servetinin 2020’den bu yana yüzde 81 arttığını belirtti ve bu dönemi milyarderler için iyi bir dönem olarak tanımladı.
Buna karşılık küresel yoksulluğun azaltılmasına yönelik ilerlemenin neredeyse durduğu, yoksulluk seviyelerinin genel olarak 2019’daki düzeylerde kaldığı vurgulandı.
Servetten siyasi ve medya etkisine
Raporda, süper zenginlerin sahip oldukları serveti siyasi nüfuz, medya sahipliği ve kamusal etki alanlarını genişletmek için kullandığı belirtildi. Oxfam, milyarderlerin hükümetler, ekonomi ve medya üzerindeki orantısız etkisinin küresel eşitsizliği daha da derinleştirdiğini kaydetti.
Oxfam İcra Direktörü Amitabh Behar, süper zenginlerin siyaset, ekonomi ve medya üzerindeki aşırı etkisinin eşitsizliği artırdığını ve yoksullukla mücadelede ciddi bir sapmaya yol açtığını ifade etti.
Davos Zirvesi ve medya kontrolü
Oxfam’ın eşitsizlik raporu, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısıyla eş zamanlı olarak yayımlandı. Her yıl yaklaşık bin ultra zengin ile çok sayıda siyasi lideri bir araya getiren zirvenin bu yılki teması “Diyalog Ruhu” olarak açıklandı.
Raporda, süper zenginlerin hem geleneksel medya kuruluşları hem de yeni iletişim kanalları üzerindeki kontrolünü giderek artırdığı savunuldu. Büyük medya şirketlerinin milyarderler tarafından satın alınmasına ilişkin örneklere yer verildi.
Oxfam’ın aktardığına göre, milyarderlerin siyasi görevlere seçilme olasılığı sıradan yurttaşlara kıyasla 4 bin kat daha yüksek. Ayrıca 66 ülkede yapılan Dünya Değerler Araştırması’na göre katılımcıların neredeyse yarısı, zenginlerin ülkelerinde seçimleri sıklıkla satın aldığına inanıyor.
Protestolar ve toplumsal gerilim artıyor
Raporda, geçen yıl 68 ülkede 142 önemli hükümet karşıtı protestonun yaşandığı, yetkililerin bu gösterilere çoğu zaman şiddetle karşılık verdiği aktarıldı. Hükümetlerin elitleri koruyan politikalar izlerken, artan yaşam maliyetleri nedeniyle geniş kesimlerin tepkisini bastırmaya çalıştığı ifade edildi.
Zengin ülkelerin dış yardım harcamalarını geçmiş dönemlere kıyasla daha hızlı ve daha sert biçimde azalttığına dikkat çekilen raporda, bu kesintilerin 2030 yılına kadar ilave 14 milyon ölüme yol açabileceği uyarısı yapıldı.
Davos katılımcıları ve Oxfam’ın çağrısı
Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre bu yılki Davos toplantısına yaklaşık 850 üst düzey şirket yöneticisi ve yönetim kurulu başkanının yanı sıra çok sayıda siyasi lider katılıyor.
Oxfam, politik savunuculuk faaliyetlerinin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde insani yardım çalışmalarını sürdürüyor. Kuruluş, son dönemde Gazze’de zorla aç bırakmaya yönelik uygulamalara ilişkin uyarılarıyla da uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmişti.
