Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kızıl ve turuncu saçlarda, hücreleri koruyan süper biyolojik mekanizma keşfedildi

Yeni araştırma, kızıl ve turuncu saç rengiyle ilişkilendirilen feomelanin pigmentinin hücreleri toksik ve oksidatif hasara karşı koruyabildiğini ortaya koydu. Bulgular, bu saç renklerinin sanılandan daha önemli bir biyolojik işlev taşıyabileceğini gösteriyor.

Yeni araştırma, kızıl ve turuncu saç rengiyle ilişkilendirilen feomelanin pigmentinin

Bilim insanları, kızıl ve turuncu saç rengiyle bağlantılı olan feomelanin adlı pigmentin, hücreleri zararlı etkilerden koruyan bir denge unsuru olabileceğini ortaya koydu. Kırmızımsı-turuncu melanin türü olan feomelaninin, toksik hasara karşı koruyucu bir rol üstlenebileceği belirlendi.

Kuş tüyleri üzerinden yapılan inceleme
İspanya Ulusal Doğa Bilimleri Müzesi’nden araştırmacılar, kuş tüyleri üzerinde yaptıkları incelemelerde feomelanin üretiminin hücresel hasarı azaltabildiğini tespit etti. Bu pigmentin sentezi için gerekli olan sistein adlı amino asidin, hücrelerde aşırı birikmesi durumunda oksidatif hasara yol açabildiği vurgulandı.

Genetik varyantlar denge sağlayabilir
Araştırmacılara göre, kızıl saçla sonuçlanan genetik varyantlara sahip bireylerde, fazla sisteinin pigmente dönüştürülmesini sağlayan özel hücreler bulunabilir. Bu mekanizma sayesinde hücrelerde zararlı birikimlerin önüne geçilerek denge sağlanabiliyor.

Zebra ispinozlarıyla yapılan deneyler
Çalışmada zebra ispinozları model olarak kullanıldı. Feomelanin üretemeyen ispinozların, bir ay boyunca fazla sisteinle beslendiklerinde, bu pigmenti üretebilenlere kıyasla daha yüksek oksidatif hasar yaşadığı gözlemlendi. Bulgular, feomelanin üretiminin hücreleri koruyabileceğini ortaya koydu.

İnsanlarda feomelanin ve risk dengesi
İnsanlarda feomelanin genellikle dudaklar, meme uçları ve genital bölgelerde yoğunlaşırken, kızıl saçlı bireylerde saç ve deride de bulunuyor. Daha önce melanom riskiyle ilişkilendirilen bu pigmentin, yeni bulgulara göre tamamen olumsuz bir rol üstlenmediği belirtiliyor.

Sistein ve beslenme ilişkisi
Sistein, kükürt içeren ve proteinlerin yapı taşlarından biri olan bir amino asit olarak biliniyor. Normal beslenmeyle alınan miktar genellikle sorun oluşturmazken, yüksek doz takviyelerin hücrelerde oksidatif hasara yol açabileceği ifade ediliyor.

Çalışma, hakemli bilimsel dergi PNAS Nexus’ta yayımlandı.

admin