Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Beşiktaş’ın yeni transferi Hyen Gyu “OH” MU “OFF” MU?

Bu haberin fotoğrafı yok

Beşiktaş yeni transferini açıkladı: Hyen Gyu Oh.

İsmi ilk gördüğümde yüksek sesle okudum, ev halkı bana baktı.

“İyi misin?” dediler.

“İyiyim, Beşiktaş transfer yaptı” dedim.

Anladılar.

Beşiktaş, futbola küresel vizyon katmaya kararlı. O kadar kararlı ki, futbolcunun adını okurken dilimizi, aklımızı ve Google Translate’i…

 

Ama asıl mesele isim değil. Türkiye’de isimler geçer. Zamanla alışırız. N’Koudou’ya alıştık, Batshuayi’ye alıştık, hatta Aboubakar’a tekrar tekrar alıştık.

Ama bonservise alışamıyoruz. Beşiktaş tarihindeki ilk Güney Koreli futbolcusu için tam 14 milyon euro ödedi.

 

Hyen GYU Oh’un Beşiktaş’a geliş hikâyesi, klasik bir Siyah-Beyaz roman:

– Genç

– Potansiyelli

– Avrupa hayali var

– Ve tabii ki… “Uygun maliyetli” denilen ama sonra uygunluğunu kaybeden bir bonservis bedeli

 

Rakam açıklanıyor, taraftar refleksi otomatik çalışıyor:

“Bu paraya mı?”

 

Bu soru artık Beşiktaşlıların iç sesi değil, ana sloganı.

Bakın, kimse “Genç oyuncu alınmasın” demiyor. Kimse “Yabancı keşif olmasın” da demiyor. Ama Beşiktaş taraftarı şunu istiyor:

Bu parayı veriyorsak, adam sahaya çıktığında Google’a değil, skorborda bakalım.

 

Çünkü bu kulüp yıllardır aynı filmi izliyor.

– Video klipte çok iyi

– Scout raporunda efsane

– Bonserviste “biraz pahalı ama değer”

– Sahada ise… “Zamana ihtiyacı var”

 

Beşiktaş’ın kasası artık zaman kelimesine kredi vermiyor.

 

Hyen GYU Oh’un bonservisi konuşulurken yönetim cephesinden klasik cümleler duyuluyor:

“Piyasa şartları…”

“Gelecek vadeden…”

“Satış potansiyeli…”

 

Abi biz kulüp yönetiyoruz, start-up değil.

Biz “exit planı” değil, derbide galibiyet istiyoruz.

 

İşin komik tarafı şu: Hyen GYU Oh henüz sahaya çıkmadan iki beklentiyle yaşıyor:

 

O parayı haklı çıkarmak

 

Taraftara “Bu sefer gerçekten kazık değilmiş” dedirtmek

Bu ikinci görev, Süper Lig’de en zor görevlerden biri.

Bazı futbolcular 10 gol atıyor, hâlâ “Ama bonservisi fazlaydı” deniyor.

 

Ve burada Beşiktaş’ın kronik problemi tekrar karşımıza çıkıyor:

Net oyuncu yerine umut satın almak.

Ama umut euro üzerinden olunca, insanın içi ister istemez sıkılıyor.

 

Şimdi adil olalım. Hyen GYU Oh belki çıkacak, takır takır oynayacak. Belki bir maçta iki kişiyi çalımlayıp İnönü’yü ayağa kaldıracak. O zaman bu yazıyı ben bile silerim.

Ama ya olmazsa?

 

O zaman bu transfer de Beşiktaş arşivine şu klasörle girer:

“Bonservisiyle hatırlananlar.” Örneğin “Tabata” gibi…

 

Sonuç mu?

Gülüyoruz, çünkü başka türlü dayanılmaz.

Eleştiriyoruz, çünkü bu kulüp hâlâ büyük.

Ve soruyoruz:

 

“Bu para gerçekten bu arkadaşa mı gitti?”

 

*** NOT:

Güney Kore’de 35 yaşına kadar tüm Koreli erkekler için zorunlu askerlik bulunuyor. Hyen GYu-OH askerlik görevini kariyerinin erken döneminde askeri takımında forma giyerek tamamlamıştır. İyi ki tamamlamış yoksa bir derbi maçın 27. dakikasında zorunlu askerlik hizmeti için inzibatlar tarafından ülkesine götürülebilirdi.

M. Can Bulut