Londra merkezli Financial Times tarafından yayımlanan değerlendirmede, İran’da yaşanabilecek olası bir rejim değişikliğinin sadece yönetim değişikliğiyle sınırlı kalmayacağı ve bunun bölgesel sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
Rejim değişikliği bölgesel gerilimi artırabilir
Analizde, İran rejiminin çökmesi ihtimalinin Tahran’ın uluslararası güçlere ve bölgesel müttefiklerine sert misillemelerle karşılık vermesine yol açabileceği belirtildi. Böyle bir senaryonun Orta Doğu’daki güvenlik ortamını daha da kırılgan hale getirebileceğine dikkat çekildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in ortak harekâtı sırasında öldürüldüğünü duyurdu. İran devlet televizyonu da bu haberi doğruladı. Trump, gelişmeyi Orta Doğu’da yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirirken, İran halkı için ülkelerini “geri alma fırsatı” doğduğunu savundu.
Muhalefetin zayıflığı belirsizlik yaratıyor
Financial Times’a göre Trump yönetimi İran’da olası bir rejim değişikliğini desteklemek istese de, ülkedeki muhalif grupların örgütsel kapasitesinin zayıf olması ve merkezî liderlik boşluğu, süreci karmaşık ve belirsiz hale getirebilir. Bu durum, siyasi geçişin nasıl yönetileceğine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Gazeteye konuşan eski bir ABD yetkilisi, İran’da kitlesel halk hareketlerinin kısa vadede rejimi devireceği beklentisinin gerçekçi olmadığını belirtti. Yetkili, sürecin “uzun, maliyetli ve karmaşık” olacağını vurgularken Amerikan kamuoyunun böyle bir sürece hazır olup olmadığı konusunda da şüpheler bulunduğunu ifade etti.
Irak işgali benzetmesi dikkat çekti
Analizde ayrıca Trump’ın izlediği dış politika yaklaşımının 2003’teki Irak’ın işgali ile benzerlikler taşıdığına dikkat çekildi. O dönemde de hızlı bir rejim değişikliği hedefiyle başlatılan operasyonun beklenen istikrarı sağlamadığı hatırlatıldı. Trump’ın İran politikası ile bu tarihsel miras arasındaki paralelliklerin uluslararası gözlemciler tarafından yakından takip edildiği belirtildi.
