Hukukta çok temel bir ilke vardır: “Kusursuz sorumluluk yoktur ama hayatın olağan akışına aykırılık vardır.” Bugünlerde pek çok kişi, arkadaşına veya bir yakınına “IBAN’ını kullandırma” iyiliğini yaparken, aslında hayatının en büyük hukuki riskini aldığının farkında değildir.
Banka hesabınızı bir başkasının kullanımına açmak, sadece bir “iyilik” değil, hukuk tekniği açısından ucu açık bir riskin de devridir. Zira Birine IBAN’ınızı kullandırmak, altına henüz hiçbir şey yazılmamış boş bir kâğıda imza atıp bir başkasına teslim etmek gibidir. O kâğıdın üzerine ne yazılacağına (yani o paranın kaynağının ne olacağına) siz değil, IBAN’ınızı kullanan kişi karar verir.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, banka hesabını başkasına kullandıranlar için çok net bir sınır çizer. Eğer hesabınıza gelen paranın kaynağı yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık veya başka bir suçtan elde edilmiş ise, yargı makamları “Benim haberim yoktu, arkadaşıma yardımcı oluyordum” savunmasını genellikle “hayatın olağan akışına aykırı” bularak reddeder.
Burada karşınıza çıkacak en ağır hukuki sorun, “Suç gelirlerinin aklanmasına bilerek veya bilmeyerek aracılık etmek” suçlamasıdır. Bu suçun cezası sadece idari para cezası değil, hapis cezasına kadar uzanan ağır cezalar da olabilir.
Bir arkadaşınızın ticari bir faaliyetini veya şüpheli bir para trafiğini sizin hesabınız üzerinden yürütmesi, sizi Türk Ceza Kanunu kapsamında o suçun “yardım edeni” veya “yardım eden faili” konumuna düşürebilir.
Örneğin Eğer o IBAN’a para gönderen şahıs “dolandırıldım” diyerek şikayetçi olursa, ilk sanık siz olursunuz. Yine hesabınızdaki hareketlilik hacmi, sizin ekonomik profilinizle uyuşmadığında, maliye sizi “kayıt dışı ticaretin merkezi” olarak kabul eder ve bir anda Vergi mevzuatından doğabilecek cezalarının asıl muhatabı haline gelebilirsiniz.
Bu gibi durumlarda Yargı makamları karşısında “Bilmiyorum” Demek Sizi Kurtarmaz.
Hukuk sistemimiz, kişinin kendi adına kayıtlı olan banka hesabının kontrolünden sorumlu olduğunu varsayar. “Şifremi verdim”, “IBAN’ımı kullandırdım” gibi beyanlar, mahkemeler nezdinde birer itiraf niteliği taşır ve hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmaz; aksine, denetim yükümlülüğünün ihlal edildiğini kanıtlar.
Banka hesabı, dijital dünyadaki parmak izinizdir. Birine IBAN’ınızı kullandırmak, ona adınıza imza atma yetkisi vermekle aynıdır. Yarın bir gün bir savcılık tebligatı aldığınızda, o “çok yakın” arkadaşınızın yanınızda olup olmayacağının hukuki bir garantisi yoktur. Bu sebeple Hukuki Kimliğinizi başkalarına asla Teslim Etmeyin. Kendi huzurunuz ve siciliniz için; banka hesabınızı kişisel mahremiyetiniz ve dijital şifrenizi hukuki kaleminiz olarak koruyun
