Gerçeğin peşinde, halkın yanında, vicdanın izinde yürüyen bir basın emekçisi ve emeklisiyim.
Gazetecinin emeklisi olmaz. O, kanun gereği SGK’dan emekli olsa da, çevresindeki, ülkesindeki, dünyadaki, evrendeki olayları, gelişmeleri araştırmaktan, anlamaya çalışmaktan ve analiz edip insanlığa aktarmaktan geri durmaz.
Meslekte 50 yılı geride bıraktım.
1970’li yıllarda Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu birleşimleri, 1. ve 2. Milliyetçi Cephe (MC) Hükümetleri, Güneş Motel transferleriyle kurulan 11 yamalı CHP Hükümeti, anarşinin tırmandığı 1980 yılında, Necmettin Erbakan’ın MSP’sinin destek verdiği, Süleyman Demirel’in başbakanlığındaki Adalet Partisi azınlık hükumeti, 12 Eylül askeri darbe dönemi, Turgut Özal başkanlığındaki Anavatan Partisi (ANAP) Hükumetleri, arka arkaya koalisyonlar ve AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) iktidarı.
Tüm bu dönemleri kâh masada kâh sahada yakından izledim. Masa başında değil sahada çalışmayı seviyorum. O nedenle masa başı görevleri hep kısa tutup sahaya koştum.
Mesleğe polis-adliye muhabirliğiyle başladım. Sonra sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, bakanlıklar, başbakanlık ve son durak Parlamento Muhabirliği oldu.
1996 yılında emekli olduktan sonra yazılı basına noktayı koydum ve bir o kadar süre de, televizyonlarda (Kanal E, HBB, TV 8, KANAL B) görev yaptım.
Bunca birikim, bir yandan dünyada ve ülkemde yapılan yanlışlara iç tepkimi kabartsa da, diğer yandan, dışa dönük değerlendirmelerimi, ‘toplumun huzuru ve aydınlanma ihtiyacı nedeniyle’suhuletle (sakin ve güzel anlatımla) terennüm etmemi gerektiriyor.
Bundan sonra, olayları ve gelişmeleri haftada bir gün, (aklın süzgecinden geçirerek) değerlendirmeye çalışırken, eleştirileriniz, uyarılarınız ve önerileriniz benim için esin kaynağı olacaktır.
İYİ HAFTALAR
remzidilan_48@hotmail.com
