2 Nisan 1948’de Kırklareli’nde öldürülen yazar Sabahattin Ali’nin mezar yerinin nerede olduğu ve cinayete ilişkin adli kayıtlara erişim talebi Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.
Soru önergesi TBMM’ye sunuldu
Cumhuriyet Halk Partisi Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, 2 Aralık 2025 tarihinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi. Önergede, Sabahattin Ali cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması talep edildi.
Siyasi cinayet vurgusu
Cumhuriyet tarihinin en eski siyasi cinayetlerinden biri olarak kabul edilen Sabahattin Ali cinayetini Meclis gündemine taşıyan Adıgüzel, olayın üzerinden uzun yıllar geçtiğini belirterek, dosyanın açılmasının önünde hukuki ya da siyasi bir engel bulunmadığını ifade etti. Adıgüzel, dosyanın 78 yıl sonra hâlâ kapalı tutulmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Cenazenin akıbeti tartışması
Cinayet sonrası kamuoyuna yansıyan bilgilerde, Sabahattin Ali’nin naaşının emniyet güçlerine teslim edildiği belirtilmişti. Cinayeti üstlenen Ali Ertekin’in yakalanmasının ardından, çoban Şükrü’nün ifadesinde de cenazenin emniyete teslim edildiği bilgisi yer aldı.
Bu duruma dikkat çeken Adıgüzel, ölüm şekli, otopsi süreci ve cenazenin akıbetine ilişkin tüm bilgilerin devlet kayıtlarında bulunması gerektiğini, buna rağmen mezar yerinin bilinmemesinin ya da açıklanmamasının bir tercih olduğunu dile getirdi.
Bakanlığa yöneltilen sorular
Adıgüzel, Adalet Bakanı Tunç’a verdiği soru önergesinde adli tıp incelemesi dahil tüm kayıtların açılıp açılmayacağını, naaşın bulunduğu yerden alınmasına dair adli belgelerde hangi bilgilerin yer aldığını, Sabahattin Ali’nin mezarının nerede olduğunu ve faili meçhul niteliğinin kaldırılması için dosyanın yeniden ele alınıp alınmayacağını sordu.
Bakanlıktan verilen yanıt
Adalet Bakanlığı tarafından 2 Şubat 2026 tarihinde verilen yazılı yanıtta, Anayasa’daki yargı bağımsızlığı ve mahkemelere talimat verilemeyeceğine ilişkin genel ifadelere yer verildi.
Yanıtın, soru önergesinde yer alan somut taleplere karşılık vermediği belirtildi.
Diğer başvurular ve eleştiriler
Bakanlığın yanıtını eleştiren Adıgüzel, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı’na da başvuruda bulunduğunu, ancak yalnızca Adalet Bakanlığı’ndan yanıt aldığını söyledi. Adıgüzel, cenazenin kaybolmasında sorumluluğu bulunan kamu görevlileriyle ilgili hangi işlemlerin yapıldığını sorarak, bir Cumhuriyet aydınının mezar yerinin 78 yıldır gizli tutulmasına daha fazla kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.
