Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Söylesene bize hoca, bu takım niye oynamıyor?

Bu haberin fotoğrafı yok

Beşiktaş’ın 2003 yılında, yani 100. yılında yaşadığı şampiyonluğun ardından, ligde uzun yıllar gelmemişti; yaşanmamıştı bir daha zafer.

Tabii ki her takımın seyircisi isterdi şampiyonluk ama unutulmamalı ki Beşiktaş taraftarına mirastı; Baba Hakkı’dan, Şeref Bey’den “hakkınla oyna, şerefinle kazan” mottosu.

Bu kültürün evlatları o yıllarda eksik etmiyordu boğaza nazır eski İnönü Stadı’nın atmosferini…

Peki neyle?

Söylesene bize hoca, bu takım niye oynamıyor” bestesi ile…

Beşiktaş’ın kulüp tarihinde, kültüründe olmamıştı hiç yıldız futbolcular ve harcanan yüksek miktarda paralarla yaşanan şampiyonluklar.

Şeref Beyler’den Süleyman Sebalara, Rasim Karalara, Metin-Ali-Feyyazlara, Ali Rıza Sergen Yalçınlara…

Altyapıdan çıkan oyuncular, kolej havası, Beleştepe’den görülen muhteşem İnönü manzarası…

Uzun yıllar şampiyonluk yaşayamasa bile siyahıyla, beyazıyla ait olmaktı, hissetmekti armayı, formayı…

Peki, Fikret Orman başkanlığında yaşanan şampiyonlukların, Avrupa’da gelen başarıların (ne yaptın Fabri?), yapılan harika stadyumun ardından ne değişti bu kulüpte?

Özünden mi koptu, geleneklerinden mi?

Ya da koparıldı sistematik bir şekilde?

Kulüp, tarihinde bu kadar sık başkan, bu kadar sık teknik direktör hiç değiştirmiş miydi?

Hele ki kulüp tarihinin belki de en başarılı başkanlarından Fikret Orman gönderilmişken, Ahmet Nur Çebi başkanlığa getirilmişken…

Çebi dönemi…

Belki de Demirören dönemini geride bırakabilme becerisine sahip olmuş tek başkan.

Hatırlarsınız; Beşiktaş Stadı’nın altında başka takımların ürünlerinin üretildiği, kiranın ödenmediği, kaçak personelin yemeğinin de Beşiktaş tarafından verildiği.

Yapılan absürt transferler, harcanan paralar…

Pandemi şampiyonluğunda, şampiyonluk fotoğrafında en önde yer almalar…

Tamam, Çebi de gitti; birçok teknik direktörü ve futbolcusu ile birlikte.

Kim geldi?

Ağzından Süleyman Seba’yı düşürmeyen, sosyal medya algıları ile kulüp yönetmeye çalışan Hasan Arat.

Arat dönemi ile birlikte algılar, olguların önüne geçti.

Evet, 1 kupa kazandı.

Tarihi bir skorla.

Süper Kupa’da Galatasaray’ı 5-0 yenerek hem de.

Ama yeterli miydi?

Hayır.

Kulüp adeta uçurumdan aşağıya son sürat sürükleniyordu.

Beşiktaş tarihinde ilk kez bir İsrail ekibine yenilmiş, Aralık’ta, Ocak’ta lige havlu atan Kara Kartal artık Ekim’de ligden kopuyordu.

Arat’da Divan Kurulu Başkanı Tevfik Yamantürk’ten yediği yumruk ile kongreden, üyeliğinden tamamen kopmuştu.

Sonrasında ne oldu?

Daha önce yönetim kurulunda defalarca yer alan, Beşiktaş için hapis yatan, ne olursa olsun siyah beyaz armaya küsmeyen Serdal Adalı, başkanlık koltuğuna oturdu.

Artık Beşiktaş ligde Ekim’i dahi göremiyor, Avrupa’ya bile katılım sağlayamıyordu.

Kim gelirse gelsin; ne başkan, ne hoca, ne de futbolcu.

Beşiktaş’ta büyük bir kırılma yaşanmıştı.

Söz konusu kırılma şampiyonluk değildi.

Bu kulüp tarihinde uzun yıllar şampiyonluk da görememişti, mali sıkıntılar da çekmişti.

Ama hiçbir zaman taraftar bu denli küsmemişti.

Son olarak takımın başına, kulübün DNA’sını en iyi bilenlerden Rasim Kara’nın mirası Ali Rıza Sergen Yalçın getirildi.

O da olmadı, olmuyor.

Demek ki kulübün genetiği ile mi oynandı ki ten uyumu yok.

Stadyum dolmuyor.

Futbolcu gelmiyor.

Gelen gitmek istiyor (Rafa Silva).

Türk futbolunda oluşturulmaya çalışılan 2 büyüklü lig projesini hangi teknik direktör, hangi futbolcu, hangi taraftar yıkabilecek, başkaldıracak?

2000’li yıllarda söylenen “Söylesene bize hoca, bu takım niye oynamıyor” bestesi ligin ikinci yarısı ile birlikte tribünlerde yeniden söylenilmeye başlanacak ama artık nesli tükenmekte olan siyah beyazlı taraftarların bu besteyi revize etmesi gerek.

Benim önerim:

“Söylesene TFF, bu takım neden oynamıyor…”

Not:

Bu yazı sadece Beşiktaş taraftarı için kaleme alınmamıştır.

Bu yazı; Fenerbahçe için, Galatasaray için, Trabzonspor için, kısacası Türk futbolunun bekası için kaleme alınmıştır.

Beşiktaş’ı yeniden beyaz günlerinde görmek dileği ile…

12.01.2026

M. Can Bulut