Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD’nin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkese rağmen bazı kritik sorular hâlâ yanıt bulmuş değil. Reuters’ın yayımladığı değerlendirmeye göre merkezi hükümet güçlerinin hızlı ilerleyişi karşısında zayıflayan Kürt gruplar, buna rağmen sahadaki nüfuzlarını koruma arayışını sürdürüyor.
Bu anlaşmanın akıbeti, 14 yıllık savaşın ardından parçalanmış bir ülkeyi yeniden istikrara kavuşturmaya çalışan Suriye’nin yeni yönetimi açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. İslamcıların öncülüğündeki hükümet ile azınlık gruplar arasında son dönemde yaşanan ciddi çatışmalar da sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor.
Ülkenin kuzeydoğusundaki hakimiyet mücadelesi, Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinin ardından en büyük toprak değişimine yol açtı. Mart ayında imzalanan ve Suriye Demokratik Güçleri’nin hükümete entegrasyonunu öngören anlaşmanın çıkmaza girmesi sonrası Şam yönetimi, SDG kontrolündeki birçok bölgeyi ele geçirdi. Çatışmaların ardından SDG, elinde kalan bölgelerin hükümete entegrasyonunu kabul etti.
İlk Adımlar Atıldı Ancak Kritik Başlıklar Masada
29 Ocak’ta sağlanan ateşkes sonrasında ilk adımlarda sorun yaşanmadı. Sınırlı sayıdaki hükümet güçleri SDG kontrolündeki Haseke ve Kamışlı’ya konuşlandı, cephe hatlarındaki askerler çekildi ve Şam yönetimi SDG’nin aday gösterdiği bir valiyi atadı.
Ancak hem hükümet hem de Kürt kanadından çok sayıda yetkiliye göre asıl kritik konular henüz ele alınmadı. SDG savaşçılarının nasıl entegre edileceği, ağır silahların akıbeti ve Irak sınır kapısının yönetimi gibi başlıklar belirsizliğini koruyor.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Noah Bonsey, SDG’nin kontrol ettiği alanlarda nüfuzunun şu an için güçlü olduğunu ancak bu etkinin ne ölçüde korunabileceğinin belirsiz olduğunu ifade etti. Bonsey, anlaşmada ilerleme kaydedilmesinin en muhtemel senaryo olduğunu belirtirken hata riskinin ve gerilimin yeniden tırmanma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekti.
ABD’den Esneklik Mesajı
Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ülkenin büyük bölümünde merkezi kontrolü yeniden sağladı. Batılı bir yetkili, askerlerinin bir kısmını çeken ABD’nin entegrasyon sürecindeki ilerlemeden memnun olduğunu ve Şara’ya SDG’nin talepleri konusunda mümkün olduğunca esnek olunması yönünde telkinde bulunduğunu aktardı.
ABD’nin tavsiyesi, iyi niyet göstergesi olarak sert tutumdan kaçınılması yönünde oldu. Washington, Şam’daki merkezi otorite tehdit edilmediği sürece Kürtlere belirli düzeyde özerklik verilebileceği görüşünde.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın açıklamasına atıfta bulunarak anlaşmanın tüm Suriyeliler için kalıcı barış fırsatı sunduğunu bildirdi. Suriye Enformasyon Bakanlığı ve SDG ise konuya ilişkin sorulara henüz yanıt vermedi.
Reuters tarafından incelenen anlaşma metni, Savunma Bakanlığı bünyesinde kuzeydoğu için özel bir tümen kurulmasını ve SDG güçlerinin üç tugay halinde bu yapıya entegre edilmesini öngörüyor. Buna göre 15 güvenlik aracı Kamışlı ve Haseke’ye konuşlandırılacak ve entegrasyon süreci başlatılacak.
Suriye güvenlik güçlerinin bu ayki konuşlanmalarında genel olarak olay yaşanmadı. Ancak Temmuz ayında Dürzilerin çoğunlukta olduğu Süveyda’ya yönelik konuşlanma girişimlerinde çatışmalar çıkmıştı. Bu süreçte ABD, binlerce IŞİD mahkumunu daha önce SDG gözetimindeki hapishanelerden Irak’a nakletti.
Sahada Gerilim Sürüyor
Sahadaki gelişmeler ateşkesin kırılganlığını ortaya koyuyor. İki Suriyeli güvenlik yetkilisine göre SDG, hükümeti ana bölgesinden kopuk olan Kobani’yi kuşatmakla suçluyor. SDG kontrolündeki bölgelerde yaşayan Araplar ise özellikle etnik açıdan karışık yapıdaki Haseke’de mevcut yönetimden duydukları rahatsızlığı dile getiriyor.
SDG komutanı Mazlum Abdi, üç tugayın Kamışlı, Haseke ve Derik’te konuşlandırılacağını açıkladı. Ancak tarafların yalnızca Kamışlı yakınlarındaki bir bölge için uzlaşmaya vardığı, diğer iki kent için henüz anlaşma sağlanamadığı belirtiliyor. Askeri kaynaklara göre SDG, tugaylardan birinin Haseke yakınlarındaki stratejik Abdülaziz Dağı’na yerleşmesini isterken Şam yönetimi buna karşı çıkıyor.
Petrol Sahaları ve Güvenlik Tartışması
Deyrizor ve petrol sahalarının bulunduğu Arap çoğunluklu bölgeler hükümet güçlerinin ilerleyişiyle hızla Şam’ın kontrolüne geçti. Ancak anlaşma kapsamında SDG’nin Kamışlı yakınlarındaki Rimeylan ve Suveydiye sahaları ile Kamışlı Havaalanı’nı devretmesi gerekiyor ve bu henüz gerçekleşmedi.
Bölgeyi yakından izleyen bir istihbarat görevlisi, SDG’nin şimdiye kadarki tavizlerini sembolik olarak nitelendirdi. Üst düzey Kürt yetkili Abdülkerim Ömer ise hükümete bağlı güvenlik güçlerinin entegrasyon mekanizmaları netleştikten sonra geri çekileceğini söyledi. Ömer, Asayiş güçlerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde yer alacağını ve bölgenin içeriden korunacağını belirtti. Anlaşmanın uygulanması için uzun tartışmalar gerektiğini de sözlerine ekledi.
SDG’ye öncülük eden YPG’yi PKK’nın uzantısı olarak değerlendiren Türkiye de sürece temkinli yaklaşıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, YPG’nin geri çekilmesini daha sağlıklı bir gelişme olarak gördüklerini ancak Türkiye’nin güvenlik endişelerinin ancak YPG’nin PKK ile bağlarını koparması ve tarihi bir dönüşüm yaşamasıyla giderilebileceğini ifade etti.
