Epstein belgeleri eski bir buluşmayı gündeme getirdi
ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuyla paylaştığı yeni Jeffrey Epstein belgeleri, Epstein arşivlerinde yer alan e-posta yazışmalarıyla birlikte geçmişte gerçekleşen dikkat çekici bir buluşmayı ortaya koydu. Belgelerde, 2015 yılında Silikon Vadisi’nde düzenlenen özel bir akşam yemeğine ilişkin detaylar yer aldı.
Zuckerberg, Musk ve Thiel aynı masadaydı
Dosyalarda bulunan e-posta kayıtlarına göre, söz konusu yemekte Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Tesla ve SpaceX’in sahibi Elon Musk ile Palantir’in kurucusu Peter Thiel’in aynı masada bulunduğu ifade edildi. Yazışmalarda, bu isimlerin katıldığı toplantının özel bir organizasyon olduğu vurgulandı.
Epstein’ın e-postasında dikkat çeken ifade
Belgelerde yer alan e-postalarda, Jeffrey Epstein’ın gönderdiği bir fotoğrafla bağlantılı olarak bu yemeği “wild” ifadesiyle tanımladığı görüldü. Bu ayrıntı, belgelerin yayımlanmasının ardından uluslararası basında geniş yankı buldu.
Yemeğin organizasyonu ve yeri ortaya çıktı
E-posta kayıtlarına göre, daha önce 2019 yılında Vanity Fair dergisinde de değinilen bu organizasyonun, LinkedIn’in kurucusu Reid Hoffman tarafından düzenlendiği belirtildi. Yemeğin, Massachusetts Institute of Technology’de görev yapan nörobilimci Ed Boyden onuruna gerçekleştirildiği ve Kaliforniya eyaletine bağlı Palo Alto kentinde yapıldığı aktarıldı.
Uzmanlardan hukuki değerlendirme
Uzmanlar, söz konusu belge ve fotoğrafların tek başına hukuki bir delil niteliği taşımadığını, yalnızca ilgili dönemdeki sosyal ve profesyonel temaslara ışık tuttuğunu vurguladı.
Taraflardan gelen açıklamalar
Belgelerin gündeme gelmesinin ardından Meta cephesinden açıklama yapıldı. Açıklamada, Mark Zuckerberg’in Epstein ile temasının yalnızca bu yemekle sınırlı olduğu ve sonrasında herhangi bir iletişim kurulmadığı belirtildi. Elon Musk ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Epstein ile yalnızca bir kez yüz yüze görüştüğünü, aralarında bir bağ bulunmadığını ve Epstein’ın adasında düzenlenen etkinliklere katılmadığını ifade etmişti. Peter Thiel tarafından konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı.
