Ekranların sevilen psikoloğu Esra Ezmeci, canlı yayında açıkladığı cezaevi mektubuyla izleyicileri ve tüm Türkiye’yi hayretler içinde bıraktı. Arabesk müziğin unutulmaz seslerinden “Güllü” lakaplı Gül Tut’un şüpheli ölümünün ardından tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile kamuoyunun Aleyna Çakır davasıyla yakından tanıdığı Ümitcan Uygun arasında cezaevinde şoke eden bir bağ kurulduğu iddia edildi.
Tuğyan’ın koğuş arkadaşından doğrudan Esra Ezmeci’ye gönderilen ihbar mektubu, iki ismin demir parmaklıklar arkasında fırtınalı bir ilişki yaşadığını gözler önüne serdi.

Efsane Şarkıcı Güllü’nün Ölümünde “Evlat” Şüphesi
Arabesk dünyasını yasa boğan Gül Tut (Güllü) cinayetine ilişkin yürütülen geniş çaplı soruşturmada, oklar sanatçının öz kızına çevrilmişti. Yürütülen hukuki süreç kapsamında Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, 13 Aralık’ta annesinin ölümüne sebebiyet vermek suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Dava süreci gizemini korurken, cezaevinden Esra Ezmeci’nin programına ulaşan bir mektup, olayın seyrini bambaşka bir magazin ve ceza davası skandalına taşıdı.

“Cezaevinde Kimse Kalmadı mı?” Ezmeci Canlı Yayında İsyan Etti
Esra Ezmeci, Tuğyan’ın koğuş arkadaşı tarafından kaleme alınan satırları okurken şaşkınlığını gizleyemedi. Mektuptaki iddialara göre; Türkiye’nin günlerce konuştuğu Aleyna Çakır’ın ölümüyle ilgili davası ve yargılaması devam eden tutuklu sanık Ümitcan Uygun, cezaevinden Tuğyan Ülkem Gülter ile düzenli olarak mektuplaşıyor.
İkilinin cezaevi kanalıyla tanıştığını ve aralarındaki yazışmaların sıradan bir arkadaşlığın çok ötesine geçtiğini belirten Ezmeci, canlı yayında şu ifadeleri kullandı:
“Gerçekten buna çok şaşırdım. Biliyorsunuz, Aleyna Çakır davasından cinayetten cezaevinde olan bir isim. Ümitcan ve Tuğyan’ın mektuplaştığını söylüyor ihbarcı. Hatta aralarında duygusal bir mektuplaşma olduğunu, ciddi bir ilişki yaşandığını aktarıyor. Cezaevinde başka kimse kalmadı da Ümitcan mı kaldı?”

İki Sansasyonel İsim Demir Parmaklıklar Arkasında Buluştu
Kamuoyunda büyük infial yaratan bu iddia, iki farklı ceza davasının tutuklularını aynı paydada buluşturdu. Bir tarafta annesi katledilen bir evlat, diğer tarafta ise kadına yönelik şiddet ve cinayet davalarıyla Türkiye’nin hafızasına kazınan bir sanık… İkilinin mektuplarla ördüğü bu “duygusal bağ”, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulan konular arasına girdi.
