Ana Sayfa Arama Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Okullar Açılıyor: İyi Bir Başlangıç Bir Yılı Değiştirir

Bu haberin fotoğrafı yok

Okullar açılıyor. Yeni çantalar, yeni defterler, yeni sınıflar ve yeni başlangıçlar…
Ancak özellikle 1. sınıfa, 5. sınıfa ve 9. sınıfa başlayan öğrenciler için mesele sadece yeni bir eğitim-öğretim yılına başlamak değildir. Bu üç sınıf düzeyi, öğrencinin eğitim hayatındaki önemli geçiş noktalarını temsil eder.
Birinci sınıf, okulla ilk tanışmadır.
Beşinci sınıf, ortaokul düzenine geçiştir.
Dokuzuncu sınıf ise lise hayatının ve geleceğe dönük akademik yönelimin başlangıcıdır.
Bu nedenle ilk haftalarda temel hedef yüksek notlar değil; uyum, güven, düzen ve sorumluluk olmalıdır.

1. sınıfta önce okul sevdirilmeli

Birinci sınıfa başlayan bir çocuk için okul, hayatındaki en büyük değişimlerden biridir. Yeni bir ortam, yeni arkadaşlar, yeni kurallar ve yeni sorumluluklarla karşılaşır.
Bu dönemde çocuktan beklenmesi gereken ilk şey hızlı okumak, çok ödev yapmak ya da sınıfın en başarılı öğrencisi olmak değildir.
İlk hedef, okulu sevmek ve öğrenmeye karşı olumlu bir tutum geliştirmektir.
Aileler çocuklarını “Artık çok çalışacaksın”, “Öğretmenin kızar” ya da “Arkadaşların senden ileride” gibi ifadelerle kaygılandırmamalıdır.
Çocuk çantasını hazırlamayı, eşyalarını takip etmeyi, öğretmenini dinlemeyi, söz almayı ve arkadaşlarıyla iletişim kurmayı adım adım öğrenmelidir.
Birinci sınıfta temel mesaj şudur:
Okulu sev, merak et, soru sor ve hata yapmaktan korkma.

5. sınıfta sorumluluk başlıyor

Beşinci sınıf, öğrencinin alıştığı ilkokul düzeninden farklı bir yapıya geçtiği dönemdir.
Artık tek öğretmen yerine çok sayıda branş öğretmeni vardır. Ders sayısı artar. Ödevlerin ve ders programının takibi daha fazla sorumluluk gerektirir.
Bu nedenle 5. sınıfta öğrencinin kazanması gereken en önemli beceri, kendi öğrenme sürecini yönetmeye başlamasıdır.
Ders programını takip etmek, ödevlerini not etmek, çantasını kendisi hazırlamak, günlük kısa tekrarlar yapmak ve anlamadığı konuları zamanında sormak bu yaşta önemli alışkanlıklardır.
Ailelerin burada en sık yaptığı hata, çocuğun her işini üstlenmektir.

Çantasını hazırlamak, ödevini takip etmek, sürekli ders hatırlatmak kısa vadede işleri kolaylaştırabilir; ancak uzun vadede öğrencinin sorumluluk geliştirmesini zorlaştırır.
Çünkü sorumluluk, ancak sorumluluk verilerek gelişir.
Beşinci sınıfta temel mesaj şudur:
Kendi işini takip et, plan yap ve sorumluluk al.

9. sınıf geleceğin temelidir

Dokuzuncu sınıfta ise öğrenciler farklı bir hataya düşebiliyor:
“YKS’ye daha çok var.”
Oysa 9. sınıf, lise öğreniminin temelidir. Matematik, Türk dili ve edebiyatı, fen bilimleri ve yabancı dil gibi alanlarda bu yıl oluşan eksiklikler ilerleyen sınıflarda öğrencinin karşısına yeniden çıkar.
Bu nedenle 9. sınıfta yapılması gereken, öğrenciyi daha ilk günden ağır bir sınav temposuna sokmak değildir.
Asıl hedef, düzenli çalışma alışkanlığı kazandırmaktır.

Günlük kısa tekrarlar, haftalık çalışma planı, konu biriktirmeme ve anlamadığı konuları zamanında çözme alışkanlığı öğrencinin sonraki yıllardaki başarısını doğrudan etkiler.
Dokuzuncu sınıf aynı zamanda öğrencinin kendisini tanımaya başlaması gereken bir dönemdir.
“Neye ilgim var?”
“Hangi alanlarda güçlüyüm?”
“Nasıl bir meslek hayatı istiyorum?”
Bu sorulara hemen kesin cevap vermek gerekmeyebilir. Ancak bu soruları sormaya başlamak önemlidir.
Dokuzuncu sınıfta temel mesaj şudur:
Bugünü erteleme; geleceğinin temelini bugünden kur.
Ailelere büyük sorumluluk düşüyor
Öğrencinin okul başarısında aile yaklaşımı belirleyici unsurlardan biridir.
Ancak destek olmakla çocuğun yerine yaşamak birbirinden farklıdır.

Aileler evde düzenli bir günlük yaşam oluşturmalıdır. Uyku saati, sabah hazırlığı, kahvaltı, çalışma, dinlenme ve ekran kullanımı belirli bir düzene oturmalıdır.
Bunun yanında çocuklara sadece akademik sorular yöneltilmemelidir.
Her gün;
“Kaç soru çözdün?”
“Kaç aldın?”
“Ödevin bitti mi?”
sorularının yanında şu sorular da sorulmalıdır:
“Bugün okulda seni en çok ne mutlu etti?”
“Yeni ne öğrendin?”
“Anlamadığın bir konu oldu mu?”
“Arkadaşlarınla aran nasıl?”
Çünkü eğitim yalnızca akademik başarıdan ibaret değildir.
Çocukları kıyaslamayın
Çocukların motivasyonunu düşüren en önemli davranışlardan biri kıyaslamadır.
“Arkadaşın senden daha başarılı.”
“Abin senin yaşındayken daha çok çalışıyordu.”
“Komşunun çocuğu senden ileride.”
Bu cümleler çocuğu motive etmek yerine çoğu zaman özgüvenini zedeler.
Her çocuğun öğrenme hızı, yeteneği ve gelişim süreci farklıdır.
Öğrencinin asıl rakibi başka bir öğrenci değil, kendi dünkü hâlidir.
İlk haftalarda mükemmellik değil, düzen
Okulun açıldığı ilk günlerde hem öğrenciler hem de aileler yüksek beklentiler içine girebiliyor.

Oysa yeni sınıfa, yeni öğretmenlere ve yeni arkadaşlara alışmak zaman ister.
İlk haftalarda hedef mükemmel olmak değil, düzen kurmak olmalıdır.
Uyku düzeni oluşsun.
Ders programı takip edilsin.
Kitap okuma alışkanlığı başlasın.
Telefon ve ekran süresi yönetilsin.
Günlük kısa tekrar alışkanlığı yerleşsin.
Çünkü eğitimde büyük başarılar çoğu zaman küçük ama sürekli alışkanlıkların sonucudur.

Başarının temelinde süreklilik vardır

Bir öğrencinin her gün yaptığı küçük tekrarlar, derste gösterdiği dikkat, kitap okuma alışkanlığı ve sorumluluk duygusu zaman içinde güçlü bir öğrenme sistemine dönüşür.
Başarı bir anda ortaya çıkmaz.
Ben bunu şu denklemle ifade ediyorum:
İlgi × Dikkat × Çaba × Süreklilik = Kalıcı Öğrenme
Kalıcı öğrenme doğru yönlendirmeyle birleştiğinde başarıya dönüşür.
Bu nedenle yeni eğitim-öğretim yılı başlarken öğrencilere verilebilecek en önemli mesaj belki de şudur:
1. sınıfta okulu sev.
5. sınıfta sorumluluk al.
9. sınıfta geleceğinin temelini kur.
Ailelere düşen görev ise çocuklarının yerine yürümek değil, gerektiğinde onların yanında yürümektir.
Çünkü iyi bir eğitim yolculuğu üç temel üzerinde yükselir:
Güven, düzen ve süreklilik.
Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve ailelerimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini diliyorum.

Behçet KARABULUT
Eğitim ve Kariyer Planlama Uzmanı

Behçet KARABULUT