Azerbaycan’da eğitim kurumlarında laiklik ilkesi çerçevesinde hayata geçirilen kıyafet düzenlemeleri, eylül ayının sonundan bu yana gündemin ana maddelerinden biri hâline geldi. Bakanlar Kurulu kararlarıyla önce öğrencilerin, ardından öğretmenlerin kılık kıyafet standartlarının yeniden belirlenmesi, okullarda başörtüsü kısıtlamalarını ve tartışmalarını beraberinde getirdi.
Yeni Düzenleme Neleri Kapsıyor?
Azerbaycan Bakanlar Kurulu, 21 Eylül 2026 tarihinde devlet genel eğitim kurumlarındaki öğrenci üniformalarına ilişkin yönetmelikte değişikliğe gitti. Yeni kurallarla birlikte üniformanın bütünlüğünü bozan ve laik eğitim ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği duyuruldu. 6 Ekim 2026 tarihinde alınan kararla, devlet okullarında görev yapan kadın öğretmenlerin giyim tarzı belirli sınırlarla tanımlandı ve dini/laik ilkelere aykırı görülen sembol ile kıyafetlere kısıtlama getirildi.
Bakü, Sumgayıt ve Çevre İllerde Tepkiler Yükseldi
Yeni kararların ardından Bakü, Sumgayıt, İmişli ve Gence gibi kentlerdeki bazı okullarda başörtülü öğrencilerin derslere alınmadığı bildirildi.
Bakü’deki 69 numaralı okulda bazı öğrenciler dersleri boykot ederken, Sumgayıt’taki okullarda öğrencilerin okul kapılarından geri çevrildiği anlara ait görüntüler paylaşıldı. Bazı kadın öğretmenler, okul yönetimlerinin başörtülerini çıkarmalarını ya da görevlerinden istifa etmelerini talep ettiğini öne sürdü. Alınan kısıtlama kararları İstanbul’da bulunan Azerbaycan Konsolosluğu önünde düzenlenen protesto eylemiyle kınandı. Bakü Şehir Eğitim İdaresi, 9 Ekim’de yaptığı açıklamayla okullardaki kıyafet ve üniforma denetimlerinin sıklaştırılacağını ilan etti.
“Olaylar Bilinçli Büyütülüyor”: Gazeteci Haydar Oğuz’un Değerlendirmeleri
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Azerbaycanlı gazeteci Haydar Oğuz, ülkede Türkiye’deki gibi bir imam hatip liseleri modelinin bulunmadığını, kıyafet kurallarının devlet otoritesince belirlendiğini aktardı.
Ülke genelinde 4 bin 200 okul bulunduğunu hatırlatan Oğuz, olayların yalnızca birkaç okulla sınırlı kaldığını ancak sosyal medyada paylaşılan duygusal videolarla sistemli bir direniş algısı yaratıldığını vurguladı.
Oğuz, Azerbaycan’ın Ortadoğu’daki gelişmelere ve “Mekke İttifakı” içerisine çekilmek istendiğini, ülkenin bu yönde adım atmaması üzerine başörtüsü meselesinin bilinçli şekilde kaşındığını öne sürdü. Ayrıca Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmak isteyen çevrelerin konuyu sosyal medyada köpürttüğünü belirtti.

