Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında staj yapan lise öğrencilerine yönelik “zincirleme şekilde çocukların cinsel istismarı” ve “cinsel taciz” suçlamalarıyla açılan davada kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir son dakika gelişmesi yaşandı. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasında, haklarında toplam 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlenen ve uzun süredir tutuklu bulunan 4 sanığın tamamının tahliye edilmesine karar verildi.
Meclis lokantasında mesleki eğitim gören stajyer çocukları hedef alan skandalın yargılama sürecinde sanıkların beyanları, mağdur ailelerin adalet haykırışları ve mahkeme heyetinin ara kararı adliye koridorlarında tansiyonu yükseltti.
İşte Meclis’teki istismar skandalı davasında yaşanan sıcak gelişmeler ve duruşmanın tüm perde arkası…

Sanıklar Cinsel İçerikli Mesajları Kabul Etti: “Akşam Otururken Atmış Oldum”
Biri tutuksuz, dördü tutuklu olmak üzere toplam beş sanığın yargılandığı davada, sanıkların stajyer çocuklara attığı cinsel içerikli mesajlar mahkeme dosyasına delil olarak girdi. Duruşmadaki savunmalarında mesajları attıklarını itiraf eden sanıkların pişkin savunmaları dikkat çekti.
Sanıklardan biri attığı skandal mesajlar için, “Akşam evde otururken bir anlık gafletle mesaj atmış oldum” ifadesini kullanarak kendini savundu. Bir diğer tutuklu sanık ise cinsel taciz iddialarının ardından eşinin kendisinden boşanmak için dava açtığını öne sürerek, bu süreçte asıl mağduriyet yaşayan tarafın kendisi ve ailesi olduğunu iddia etti.
“Çocuğum Numara Vermiş Olsa Bile Bu Mesajlar Mı Atılmalı?”
Duruşma salonunda hazır bulunan mağdur çocukların aileleri ve avukatları, sanıkların savunmalarına sert tepki göstererek şikayetlerinin sonuna kadar arkasında olduklarını vurguladılar. Sanıkların “çocukların kendi rızasıyla telefon numarası verdiği” yönündeki iddialarına yanıt veren acılı bir aile, “Çocuğum staj yerinde güven duyup numara vermiş olsa bile bir yetişkin tarafından bu cinsel mesajlar mı atılmalı?” diyerek isyan etti.
Mağdur çocukların müdahil avukatları ise davanın gidişatına dair önemli uyarılarda bulundu. Dosyadaki tüm somut delillerin, HTS kayıtlarının ve mesaj dökümlerinin toplandığını belirten avukatlar, yargılama sürecinin uzamasının yaşları küçük olan mağdurların psikolojisini ve hukuka olan güvenini çok ciddi şekilde zedeleyeceğini kaydetti. Avukatlar, “Meclis gibi devletin en üst kademesinde istismara uğrayan bu korumasız çocuklar için amasız faksız adalet talep ediyoruz. Sanıkların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz” diyerek tutukluluk halinin devamını talep etti.
Mahkemeden Tahliye Kararı: Dava Temmuz Ayına Ertelendi
BirGün gazetesinin adliye muhabirlerinin aktardığı kulis bilgilerine göre; mahkeme heyeti, sanık savunmaları, mağdur tanıklıkları ve taraf avukatlarının beyanlarını dinledikten sonra ara kararını açıkladı. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve delillerin büyük oranda toplanmış olmasını gerekçe göstererek, tutuklu yargılanan 4 sanığın da tahliyesine hükmetti.
Sanıkların tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı dava, nihai kararın açıklanması beklenen bir sonraki celsesi için 2 Temmuz tarihine ertelendi. Karar sonrası mağdur aileler ve sivil toplum kuruluşları adliye önünde duruma tepki gösterdi.

