İspanya’da fareler üzerinde pankreas kanserini tedavi etmeyi başaran araştırma, tıp dünyasında umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. “Üçlü kombinasyon tedavisi” olarak adlandırılan çalışmayı, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mert Erkan değerlendirdi.
Pankreas kanseri ölümcül seyrini koruyor
Pankreas kanserinin çok sık rastlanan bir kanser türü olmadığını ancak ölüm istatistiklerinde en ölümcül kanserler arasında yer aldığını belirten Erkan, hastalığın erken evrede tespit edilse bile yüksek yayılma riski nedeniyle ölümcül seyrini sürdürdüğünü vurguladı.
Standart tedaviden farklı bir yaklaşım
Prof. Dr. Erkan, pankreas kanserinde standart tedavinin mümkün olduğunda cerrahi ve ardından sistemik tedavi olduğunu ifade etti. Sistemik tedavilerin hücreye verilen ve bölünme sırasında hücreyi öldüren ilaçlar olduğunu söyleyen Erkan, akıllı ilaçların ise kemoterapiden farklı olarak belirli molekülleri hedef aldığını dile getirdi. Bu çalışmanın farkının, hedefe yönelik ilaçların kanseri birkaç noktadan hedef alarak etkisiz hale getirmeye çalışması olduğunu aktardı.
K-RAS Mutasyonu kritik rol oynuyor
Pankreas kanserinde en sık görülen genetik değişikliklerden birinin K-RAS mutasyonu olduğuna dikkat çeken Erkan, pankreas kanserlerinin yaklaşık yüzde 90-95’inde bu mutasyonun bulunduğunu söyledi. K-RAS’ın, hücrenin dış dünyadan aldığı sinyallerin birleştiği merkezde yer aldığını belirtti.
İkinci kuşak sekanslama yöntemleri sayesinde tümörlerin genetik yapısının daha iyi analiz edilebildiğini ifade eden Erkan, K-RAS’tan çıkan komutların hücreye bölünme, çoğalma ve direnç gösterme gibi kritik emirler verdiğini, mutasyon durumunda bu sinyallerin dış uyarılara ihtiyaç duymadan sürekli aktif kaldığını anlattı.
Üçlü kombinasyon tedavisinin Farkı
Araştırmada K-RAS’ı hedeflemenin yeni bir fikir olmadığını belirten Erkan, bu çalışmanın asıl farkının K-RAS’ın yanı sıra hücre merkezine aynı komutları ileten K-RAS dışı yolların da bloke edilmesi olduğunu söyledi. Bu amaçla, meme ve akciğer kanserlerinde sık kullanılan epitelyal büyüme faktörlerini engelleyen ikinci bir ilacın kullanıldığını aktardı.
Farelerde başarılı sonuçlar alındı
Çalışmanın henüz klinik aşamaya girmediğini ve fareler üzerinde uygulandığını vurgulayan Erkan, elde edilen sonuçların oldukça başarılı olduğunu belirtti. Tedavinin tümörü küçülttüğünü ve yok ettiğini, ayrıca etkinin yaklaşık 200 gün sürdüğünü söyledi. Farelerin ortalama ömrünün bir yıl civarında olduğu düşünüldüğünde, tedavinin uzun süreli etkili olduğunun anlaşıldığını ifade etti.
Diğer kanser türleri için de umut olabilir
Prof. Dr. Erkan, bu çalışmadan elde edilen bulguların diğer kanser türlerinin tedavisinde de yol gösterici olabileceğini belirtti. Çalışmayı yürüten ekibin başında, İspanya Ulusal Kanser Araştırma Merkezi Deneysel Onkoloji Grubu Başkanı Mariano Barbacid’in bulunduğunu ve 76 yaşında olmasına rağmen aktif olarak araştırmalarını sürdürdüğünü hatırlattı.
Barbacid’in, deney hayvanlarında başarılı sonuç veren bir çalışmanın klinik uygulamaya geçmesinin yıllar alabileceğine dair açıklamasını aktaran Erkan, insan kanserinde aynı etkinin gösterilmesi için henüz klinik veri bulunmadığını söyledi. Pankreas kanserinde bu tür gelişmelerin bir gün tedaviye dönüşeceğini ifade eden Erkan, mevcut tedavilerle hastalara kaliteli zaman kazandırırken, bu tür çalışmaların gelecekte kalıcı çözümler sunabileceğini umut ettiklerini dile getirdi.
