ABD’de kozmetik sektörünün önde gelen markalarından CeraVe ve ana şirketi L’Oréal hakkında, bazı akne ürünlerinde benzen oluştuğu iddiasıyla açılan çok sayıda toplu dava (class-action) New York federal mahkemesinde birleştirildi.
Hawaii, Missouri, Illinois ve New York gibi farklı eyaletlerde açılan toplam 6 dava, usul ekonomisi sağlanması amacıyla tek dosyada incelenmek üzere New York Güney Bölge Federal Mahkemesi’ne taşındı.
İddiaların merkezinde “benzen” var

Dava sürecinin temelini, Yale Üniversitesi kökenli bilim insanları tarafından kurulan bağımsız laboratuvar Valisure tarafından yayımlanan analiz raporu oluşturuyor. Raporda, akne tedavisinde yaygın kullanılan benzoil peroksit (BPO) içeren ürünlerin yüksek sıcaklıklara maruz kalması durumunda bozunarak benzen oluşumuna yol açabileceği öne sürülüyor.
Davacılar, bazı ürünlerde ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından belirlenen 2 ppm sınırının üzerinde, 5 ila 12 ppm arasında benzen tespit edildiğini iddia ediyor. Şirketin bu riskten haberdar olmasına rağmen tüketicileri yeterince bilgilendirmediği de dava dilekçelerinde yer alıyor.
Sadece belirli ürünler kapsama alındı

Sosyal medyada yer alan iddiaların aksine, dava tüm CeraVe ürünlerini kapsamıyor. Hukuki sürecin yalnızca benzoil peroksit içeren bazı akne ürünlerine yönelik olduğu belirtiliyor. Bu ürünlerin “CeraVe Acne Foaming Cream Cleanser” ve “CeraVe Acne Foaming Cream Wash” olduğu ifade ediliyor.
Süreç devam ediyor
Mahkeme süreci halen devam ederken, şirketler hakkında kesinleşmiş bir suçlama veya tazminat kararı bulunmuyor. Davaların birleştirilmesiyle birlikte sürecin federal düzeyde ele alınacağı bildirildi.
Uzmanlardan saklama uyarısı

Uzmanlar, benzoil peroksit içeren akne ürünlerinin yüksek sıcaklıklarda bırakılmaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle banyo gibi sıcak ve nemli ortamlarda saklanan ürünlerde kimyasal stabilitenin etkilenebileceği belirtiliyor.
Kozmetik güvenliği tartışması
Dava, kozmetik ürünlerde kimyasal stabilite ve tüketici güvenliği konusunu yeniden gündeme taşırken, sürecin sektörde daha geniş düzenleme tartışmalarına yol açabileceği ifade ediliyor.
